Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı  


Geri git   Haydi Şimdi Paylaşma Zamanı > Uzay ve Doğa > Bitki Dünyası

Hosgeldiniz

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Zeytin Hakkında Bilgi ve Resimler
Konudaki Cevap Sayısı
5
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
3710

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.10.10, 06:19 PM   #1
trafik belma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 07.06.08
Mesajlar: 1.511
Konular: 522
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1505
Rep Level : trafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant future
Standart Zeytin Hakkında Bilgi ve Resimler




ZEYTİN ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ:
Memecik:Ege bölgesinin en yaygın çeşididir. Kurağa dayanıklıdır. Ağaç orta büyüklükte ve gevrek yapıdadır. Verimli yan dallan sarkık büyüyen taçlar oluşturur. Yeşil ve siyah'salamuraklık olarak değerlendirildiği halde yağlık bir çeşittir. ' Dane orta irilikte, topan ve ucu sivridir. Yağ oram %28 dir.

Ayvalık (Edremit):Orta büyüklükte taç oluşturur. Genç dallar önce dik büyür sonradan sarkmaya başlar. Genç dalların rengi açık zeytin yeşilidir. Dallanma seyrek olur. Kurağa hassas olup periyodisite eğilimi azdır. Yağlık çeşit olduğu halde pembe iken salamura olarak da değerlendirilir. Dane küçük ve yuvarlakçadır. Geç olgunlaşır ve uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. %24 yağ içerir.

Domat:Ülkemizin en iyi yeşil salamuralık zeytin çeşididir. Ağaç kuvvetli büyür. Düzenli budandığı ve toplama genellikle elle yapıldığı için periodisite hafif olur. Fidan dikiminde mesafeleri fazla tutmak gerekir. Yağ oranı %23 civarında olup, etli bir zeytindir. Ağacın genel görünümü diğer zeytinlere oranla daha yeşil olup, killi toprağa ve sulanan arazilere önerilk.

Uslu:Akhisar yöresinin yağlık bir çeşidi olup, siyah salamuralık olarak da kullanılır. Ağacı çok kuvvetli büyüyen, büyük taçlı bir çeşittir. Dallar hafif sarkık olup, dar açılıdır. Meyveleri iri, uzunca, parlak, siyana yakın mor renktedir. Erkenci, hastalıklara dayanıksız, olgunluk döneminde kolay tane döken bir çeşittir. Yağ oranı %18-20'dir.)

Gemlik:Siyah salamuralık bir çeşittir. Dane rengi parlak siyah, şekli düzgün ve yuvarlağa yakındır. Çekirdek etten kolay ayrılır, yağ oranı %30'dur. Ege bölgesinde dane kabuğu kalınlaşır ve renk matlaşır.Terbiyesi kolay, fazla aralık istemeyen entansif sisteme uygun bir çeşittir.' Yüksek nem ister ve soğuğa dayanıklıdır. Çabuk köklendiği için şişlemeyle üretimde kullanılmaya uygun bir çeşittir. ,

1-ZEYTİNLİK KURULMASI:

Extansif (klasik) Zeytin Yetiştiriciliği:Eski zeytinlikler genellikle diğer kültürlere elverişli olmayan fakir ve meyilli topraklarda kurulmuşlardır.Extansif zeytin yetiştiriciliğinde başlıca 2 yöntem uygulanmıştır. Birincisi yabani zeytinlerin (delicelerin) yerinde aşılanması suretiyle tesisler, diğeri de sökülen delicelerin ya da diğer üretim materyallerin (dip sürgün, yumru, çelik ve aşılı fidan) az verimli ve derin topraklı yerlerde dikilmeleri suretiyle kurulan tesislerdir.Yabani zeytinlerin aşılanmasıyla tesis edilmiş zeytinliklerde ağaçların beslenme ve güneşlenme yönünden birbirlerine zarar verecek şekilde sık oldukları durumlarda ürün verimlerinde azalmalar görülmektedir. Ayrıca kültürel önlemler için modern aletler kullanılamamaktadır.Çeşitli üretim materyallerinin dikimi suretiyle oluşturulan tesislerde dikim aralık ve mesafeleri çok geniş tutulmuş, zeytin ağacı sayısı dekara 10-20 adede kadar indirilmiştir. Bugün bu tip zeytinliklerde aradaki boş alanlardan yararlanmak amacıyla yapılan ara ziraatı zeytinin zayıflamasına, geç gelişmesine ve verimden düşmesine yolaçmaktadır.Bu sorunlar zeytinciliğin entansif duruma getirilmesiyle çözüme ulaştırılmıştır. Rantabl çalışmalara uygun olan yerlerde entansif zeytin bahçeleri kurulmaktadır.


Entansif Zeytin Yetiştiriciliği:

Entansif zeytincilik şöyle özetlenebilir;Uygun ekolojik koşullarda her türlü yatırım yapılarak ve plantasyonun her türlü teknik zorunluluklarını yerine getirerek zeytinliğin verimsiz dönemini mümkün olan en kısa zamana indirmek ve en yüksek verim devresine mümkün olan en kısa sürede ulaşmaktadır.
Entansif zeytinciliğin temeli şu noktalarda toplanabilir:
1-Birim alandaki ağaç sayısının arttırılması,
2-Birim alandan alınan ürün miktarının artünlması, -*
3-Birim miktardaki ürüne düşen maliyet masraflarının azaltılması, Bu prensiplerin ışığında, entansif zeytinlik- tesisinin genel karakterleri:
-Modern zeytin bahçesi kapama zeytinlik şeklindedir ve ara mahsul yetiştiriciliği yoktur. Topografik bakımdan modern alet ve makina kullanılmasına elverişlidir.
-Ağaçlar aynı yıl dikilmiş olup, çeşit özelliği ve gelişim yönünden tümüyle homojendir.
-Plantasyonlar küçük boylu, alçaktan taçlandırılmış ağaçlardan meydana gelmektedir.
-Ağaçlar arası aralık ve mesafeler mümkün olduğunca azaltılmış, dolayısıyla birim alana fazla sayıda ağaç dikilmiştir.
-Sulama, toprak işleme, gübreleme ve mücadele vardır. Budama hafif ve ilk yıllarda sadece seyreltme şeklindedir.

2-ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÜRETİM METODLARI:

Zeytin üretim metodlan 2 grup altında toplanmaktadır.
A-Vegatatif (Eşeysiz) Üretim:Bu metodun esasını çelik, obur, yumru, sürgün gibi ağaç parçalanmn köklendirilmesi oluşturur. Bu metodla her fert kendi irsi vasıflarını devam ettirir.
B-Generatif (Eşeyli) Üretim:Bu metodun esası çekirdekten elde edilen çöğürlerin ve ergin ağaçların aşılanmasıdır. Tohumla üretmede, çoğunlukla nesillerde az veya çok bir açılma görülür.
Dünyadaki zeytin ağacı varlığının %98 ne sahip bulunan Akdeniz sahil şeridinde yer alan memleketlerde yetiştiriciliğin 19. yüzyılın sonlarına kadar kalın dal çelikleri, yumrular ve köklendirilmiş oburlar kullanılmak suretiyle yapıldığı bilinmektedir. 1880 yılından başlayarak'özellikle yeni endüstiriyel zeytin bahçelerinin kurulmasında-kullanılacak vegatatif materyalin, ihtiyacı karşılayamaması genaratif üretim tipinin fidan çoğaltımında ağırlıklı olarak uygulanmasında zorlunluluk yaratmış ve bu yolla ihtiyacı karşılayacak çok sayıda fidanı üretmek mümkün olmuştur.
1940 yılından sonra bir yıllık zeytin çeliklerinin köklendirilerek üretim materyali olarak kullanılması konusunda başlatılan çalışmalarda büyük ilerlemeler kaydedilmiş ve (Mist PROPAGATION), şişleme metodu ile geniş çapta uygulamaya geçilmiştir.
Ancak şişleme metodunda, materyal sağlama konusundaki güçlük aşılmış olmasına rağmen çok masraflı olması ve materyallerin fidan üretimine uygun olmaması gibi problemlere henüz çözüm getirilememiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak generatif üretim, zeytincilikte önemini korumaktadır.

EKİLECEK TOHUMDA ARANILACAK ÖZELLİKLER VE TOHUM TEMİNİ:

Generatif üretimde çöğür temininde kullanılmak üzere tohumlar şu 2 kaynaktan elde edilir. ( -
1-Olivaster (Oleaster)(Yabani Zeytinler çekirdeklerinden.
2-Kültür çeşitlerinin çekirdeklerinden.
-Yabani zeytinler kolay temin edilmesine karşın, tohumluk özellikleri açısından bir çok istenmeyen özellikler de gösterirler.
-Yabani zeytinlerin çekirdeklerinden çok çeşitli tipte çöğürler meydana gelir. Bunların gövdelerinde meydana gelen anormal dallanmalar yastıklarda karşılıklı olumsuz etkiler yapmaktadır. Oysaki kültür çeşitlerinin çekirdeklerinden daha mütecanis ve genellikle tek sürgün üzerinden gelişen çöğürler meydana gelmektedir.
-Yabani zeytin çekirdeklerinin çimlenme güçleri kültür çeşitlerine göre çok zayıftır.
-Yabani zeytinlerin çöğürlerinde internodyum aralan çok kısa, gövde kabuklan çok incedir. Bu nedenle aşı için uygun bir ortam bulmada zorluk yaratırlar. Aşı tutma oranlan da bir hayli düşüktür.
-Yabani zeytin çöğürlerinin soğuğa dayanıklıkları düşüktür.
-Tüm bunlardan sonra yabani zeytin kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde ak delice tipinin, kara delicelerden daha uygun olacağını belirtmekte yarar vardır. Çünkü ak deliceler çeşidi özellikleriyle kültür çeşitlerine daha fazla yakınlık göstermekte ve anaçlık vasıflan kısmen daha uygun olmaktadır.
-Son yıllarda zeytinci ülkelerde, generatif üretimde tohum kaynağı olarak kültür çeşitleri kullanılmaktadır. Zeytinde çekirdeklerin kabuk kalınlığının, çimlenme yüzdesi ve çimlenme gücü üzerinde önemli etkisi vardır. Çekirdek küçüklüğü çimlenme yüzdesinin düşük olacağını göstermez.

TOHUMLARIN EKİME HAZIRLANMASI:Bunda ilk iş meyve etinin çekirdekten ayrılmasıdır. Günümüzde bu işlemde, Âcapulco tipi çekirdek çıkarma makinası kullanılmaktadır. 'Bu aletin özelliği embriyoya herhangi bir zararlı etki yapmadan eti çekirdekten ayırmasıdır. Bu tip makınalar Türkiye'de yoktur. Eti çekirdekten ayırmada diğer bir yöntem danelerin yan yanya kum ve odun talaşı veya pirinç ile karıştırılarak yağ fabrikalarında sıkıştınlmasıdır.Çekirdeklerin etten ayrılmasında basit ve bizde çok kullanılan bir yöntemde, toplanan tohumluk zeytin donelerinin sert ve düzgün bir ceminde 2-3 cm kalınlıkta yaydıp lastik çizıneli işçiler tarafından çiğnenmesidir. Böylece ezilen eti kısmen ayrılan çekirdekler alta geçmeyecek sıklıktaki elekler üzerinde hafif su verilmek suretiyle kalın telli fırçalarla ovulmakta ve üzerlerindeki et kalıntıları tamamiyle uzaklaştırılmaktadır.Bundan sonra çekirdekler % -5 lik kostik (NaOH) eriyiğinde çekirdek kalınlıklarına göre 15-20 dakika41e 5-6 saat arasında tutulurlar.Burada amaç özellikle yağ tabakasının uzaklaştırılmasıdır. Aynı amaç için kül suyu da kullanılabilir. Kestikle muameleden sonra çekirdekler su ile iyice yıkanırlar.Zeytin çekirdeklerinin zayıf ve çürük embriyo içerenlerinin ekilmeden önce anlaşılması için çekirdeklerin 4-6 saat süre ile tuzlu suda -tutulup, su üzerinde yüzenlerin uzaklaştırılmasından sonra diğerlerinin tatlı su ile bir kaç defa yıkanmaları da uygulanan yöntemlerden biridir.

KATLAMA:Ilıman iklim tohumlarının bazılarında bir dinlenme devresinin olduğu bilinmektedir. Tohumun ana bitkiden ayrıldıktan sonra canlılığını korumasına karşın, bir müddet çimlenmemesi şeklinde oluşan durumu ortadan kaldırıp çimlenmeyi sağlayabilmek için, tohumların kış boyunca nemli bir kum veya toprak tabakası arasında tutulması gerekmektedir. Tohumun embriyosunu çimlenme olgunluğuna getiren bu işleme, katlama denilmektedir.
İyi Bir Katlama İçin Gerekli Şartlar:
1-Düşük sıcaklık
2-Nemin tohum tarafından alınması
3-îyi bir havalandırma
4-Belirli bir zaman süresi
Embriyonun çimlenme olgunluğuna gelebilmesi için 3-7 °C arası en uygun sıcaklıklardır. Tohum kuruma veya havalandırma azlığı çimlenme olgunluğuna gelmede yavaşlatıcı veya durdurucu bir etkiye neden olur. Sonbaharda hasat edilen zeytinin tohumlan hasada izleyen 2. İlkbahara kadar çimlenmezler. Tohum kabuğunun su geçirmemesi dinlenmenin esas nedenleridir.

Başlıca Katlama Şekilleri:

1- 60 cm derinlikte hendek dibine 8-10 cm taş,üzerine 5 cm kalınlıkta hafif toprak, (1/3 kum, 1/3 yanmış gübre, 1/3 funda toprağı) konur. Bunun üzerine 2 cm kalınlıkta çekirdek serilir. Tekrar 2 cm kum konulur. Hendek doldurulur en üste yine kum konur. Üst kısım hasır ile örtülür. Nem kontrol edilir. Gerekirse süzgeçli kova ile su verilir. Çekirdeklerin %10-15'i çatlayınca katlamaya son verilir.
2- Kümbet usûlü katlama; l m çapında 7-8 cm kalınlığında, zemine çakıl taşı konur. Bunun ortasına l m uzunluğunda 7-8 cm çapında delikli ve üst kısmı kapaklı bir boru yerleştirilir, l kat kum, l kat çekirdek konarak yukarıya koni şeklinde yükseltilir. Koninin etrafı 3-4 cm kalınlığında balçık şeklinde bir çamur ile sıvanır. Nem kontrol edilir. Gerekirse borudan su verilir.
3- Sandık içinde yapılan katlama; Bu usulde katlama yapılan odanın ısısı 20-25 °C de sabit tutulmalıdır. Sandıklar değişik boyutta olabilir. Sandığın tabanında havalanma ve suyun sızması için l cm çapında 8-10 delik bulunur. Tabana 3-4 cm kum serilir, üzerine l kat çekirdek, 2 cm kum, tekrar çekirdek yerleştirilir. En üst kum olacak şekilde en üst kısımda 3 cm kalana kadar sandık doldurulur ve çuval serilir. 7-10 günde bir ılık su ile sulama yapılmalıdır.

TOHUM EKİMİ:Ekimde soğuk yastıklar, sıcak yasaklar ve seralar kullanılır. Yastıkların hazırlanmasında toprakların her yıl değiştirilmesi, temizlik ve hastalıklarla mücadele açısından gereklidir.
Soğuk Yastıklar: Sonbahar ekimi, iklimi müsait yerlerde uygun olabilir. Ekim zamanı eylül-kasım aylandır. Metrekareye 3-6 kg tohum atılır, üzerine 1/3 kum, 1/3 funda toprağı, 1/3 yanmış elenmiş gübre karşınımdan 2-4 cm lik kapak atılır, süzgeçli kova ile sulanır. Ot alma, sulama, soğuktan koruma, kaymak kırma gibi bakım işlemleri yürütülür.

Sıcak Yastıklar: Doğu-Batı istikametinde hazırlanırlar, l m. genişlikteki yastıkların kuzeye bakan tarafları 50-60 cm güneye bakan tarafları ise 20-30 cm yüksekliktedir. Tabana 15-20 cm kalınlıkta yanmış hayvan gübresi bunun üzerine 1/3 oranında kum, yanmış gübre, funda toprağından 15-20 cm. konur. Daha sonra çekirdekler konur, 2-4 cm.lik harç ile örtülür. İyice bastırılır, can suyu verilir. Bu yastıklarda ekim zamanı ekim-kasım aylandır. Yastıkların üzeri cam çerçeveyle kapatılır. Don yapabilecek havalarda ayrıca üzerlerine hasır örtülür. Bu tür yastıklarda çekirdekler daha erken ve daha iyi çıkabilir.
Seralar: Sulama, havanın nisbi nemi ve ısı tekniğine uygun şekilde a-yarlanır. Seralarda ekim zamanı, Ekim ayının sonlandır. Seradaki yastıkların tabanına 4-5 cm çakıl döşenir. Üzerine 15 cm. funda toprağı, onun üstüne 10 cm. harç yayılır, sulanır ve çekirdekler serilir, daha sonra 3-4 cm harç serilip süzgeçli kova ile can suyu verilir. Sera içinde uygun ısı 23-25 °C nisbi nem ise %70 olmalıdır.

ÇÖĞÜRLERİN ŞAŞIRTILMASI:Yastık ve seralarda çimlenip gelişen çöğürlerin şaşırtma tavalarına nakli Mart sonunda başlar, nisan ayında devam eder. Bu dönemde çöğürler 6-8 yapraklı hale gelmişlerdir.Metrekareye 7-8 kg yanmış koyun gübresi toprakla iyice karıştırılıp tavalar hazırlanır. Dikimden l gün önce.yastıklardaki çöğürler güzelce sulanır. Böylece sökümleri kolaylaşır. Bozuk olan çöğürler atılır. Sağlam olanlar 10x10 cm. aralıklarla dikilir. Dikimden sonra can suyu verilir.Daha sonra tavalarda ot ayıklama, çapalama, gübreleme, sulama, ilaçlama gibi kültürel işlemler yapılır.

ÇÖĞÜRLERİN AŞILANMASI:Şaşırtma tavalarına dikimlerinden 1 yıl sonra yaklaşık 30-70 cm. boya ve boğaz noktasında 5 mm. çapa erişince (kurşun kalem kalınlığında) aşılanır. En uygun aşı çoban aşısıdır. Çoban aşısında kalemler bir yıl önceki sürgünlerden alınır. Kalemler 2 yaprak, 2 göz içermelidir. Yaprakların 2/3 ü kesilerek su uçma yüzeyi azaltılır. Aşı yapmak için fazla rüzgarlı olmayan günleri : seçmekte yarar vardır.

VEGATATİF ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ:Çöğür aşılama ile fidan yetiştiriciliğinin uzun zamana gereksinim göstermesi ve yeterli sayıda fidan elde edilemeyişi nedeniyle vegetatif yolla fidan üretimine önem verilmesi gerekmektedir.
Vegatatif üretim
1-Yumnılarla
2-Dip sürgünleriyle (Obur, kanırtmaç)
3-Çeliklerle
Yumrularla: Zeytin ağaçlarının gövde veya turbu üzerinde oluşan şişkinliklere, yumru denir. Bu yöntem Türkiye'de Güney Anadolu bölgesinde uygulanmaktadır. Su ve sulama imkanı kıt olan yerlerde uygundur. Yumrular kalem ile anacın uyuşmazlığında budama veya çarpmadan oluşan yaraların kapatılması sırasında yaşlı, bakımsız, yeterince aktivite göstermeyen ağaçlarda oluşur.
Yumrular genellikle 0,5-5 kg ağırlıktadır. Ağaca zarar gelmeyecek şekilde bir ağaçtan 2-5 yumru çıkarılabilir. Kurak yerlerde dikilecek yumruların ağırlıkları fazla olmalıdır.

îyi bir yumruda:

1-Yumrunun kabuğu yeterince kalın olmalı kabuk yaralanmamalıdır.
2-Kabuk altındaki odun kısmı kalın ve sağlıklı olmalıdır:
3-Yumrular açık renkli, düzgün kabuklu olmalı, üzerinde uyur gözlerin olduğunu gösterir hafif kabaralar olmalıdır.
4-Yumru çıkarılırken odun kısmı oldukça düzgün olmalıdır.
5-Yumrudan çıkan sürgünler, fazla dallar kesilmelidir.
Ağaçtan çıkarılan yumru hemen dikilmezse serin, rüzgar tutmayan gölge bir yerde 24-28 saat saklanabilir. Daha uzun süre bekletmek yada bir tarafa nakletmek zorunun ise, ıslak çuval talaş veya yosun arasında bilhassa nem kaybettirmeyen naylon keseler içinde 8-10 gün dayanır. Uzun zaman kurak şartlarda kalmış yumruların dikimden evvel 3-5 saat su içinde bırakılarak şişirilmesi gerekir.
Yumruların Dikileceği Çukurların Hazırlanması ve Dikim Zamanı
Yumruların dikileceği çukurların derinlik ve genişliğine kadar fazla olursa o kadar iyi olur. Bu ağır topraklar için 100x100x80 cm hafif topraklar için 80x80x80 cm olmalıdır.Dikim mevsimi olarak Kasımdan Nisana kadar devam eder.îyi bakım şartlan sonucunda 35-40 gün sonra sürgünler toprak yüzeyine çıkar.Dikim yapılacak toprak ağır ise dibine 15-20 cm taş ve çakıl bunun üzerine 35-40 cm gübre karıştırılmış üst toprak yumrunun üzerine 3-4 cm kalınlığında kum veya alüviyal toprak, serpilir. Çukurun kenarları aynı seviyeyi alıncaya kadar gübre+toprak karışımı konur. Yumru toprağın 20 cm altında kalmalıdır. Bu miktar ağır topraklarda 10 cm, süzek topraklarda 30 cm olmalıdır, süzgeçli kova ile sulanmalıdır. Toprak yüzeyinde oluşan kaymak tabakası kırılmalıdır. Yumrunun üzerine taş, tahta, toprak, samanla gölgelik yapılır.Buna evcik denir.

Evciğim Faydalan:

1-Toprak kabarık ve yeterli nemde kalır.
2-Yumrudan çıkan sürgünler güneş ve rüzgardan korunur.
3-Her sulama sonunda kaymak kırma zorunluluğu ortadan kalkar.
4-Daha fazla su kullanılmasını önler. Sürgünler 35-40 cm olunca evcik kaldırılmalıdır.
Yumrudan Üretmenin Yararları:
1-Yumrular iyi seçilip tekniğine uygun dikilirse tutma oranı yüksek olmaktadır.
2-Kültür çeşitlerinden alınırsa aşı zorunluluğu ortadan kalkar.
3-Yumrudan yetiştirilen ağaçlar daha düzgün olmaktadır.
4-Doğrudan yerlerine dikildiklerinde kısa sürede fidan üretimi gerçekleşmektedir.
5-Yaşlı zeytinlik varsa masrafsızca yumru elde etmek mümkündür.
Sakıncaları:
1-Yumrular genç ve ürün vermekte olan ağaçlardan alınırsa ağaç yıpranır, verimden düşer.
2-İstenilen çeşitten yeterli büyüklükte ve çok miktarda yumru bulmak güçtür.
3-Anaç delice olan ağaçlardan alman yumrularda, tekrar aşı yapılma zorunluluğu vardır.
Dip Sürgünleriyle:Zeytin ağaçlarının turbundan çıkan sürgünlere dip sürgünü denilmektedir. Bu sürgünler kendi yumrularını geliştirdikleri zaman ana yumrudan çıkarılıp fidanlık tesis edilecek yerlere dikilirler. Bu yöntemin diğer bir adı da kanırtmaçtır. Dip sürgünleri yabani ise dikimden 2-3 yıl sonra kalem veya göz aşısı yapılır. Bu üretim şekli daha çok Marmara Bölgesinde uygulanır.
Çeliklerde Çoğaltma
1-Kalın dal çelikleriyle
2-Yapraklı yeşil çeliklerle
Kalın dal çelikleri ile:Bu çok eski zamandan beri bilinen yöntemdir. Gövde ve dallarında bol miktarda durgun ve sürgün gözlerin bulunması nedeniyle çok yaşlı kısımlar bile kolayca köklenmektedir.Bu metod İspanyada uygulanmakta üç ve daha yaşlı dallardan alınan çeliklerdir. Bu çeliklerin boylan 25-30 cm. çaplan ise 3-5 cm olmalıdır. Üzerinde yosun bulunmayan, hastalıksız çelikler alınmalıdır.
Çeliklerin Alınma Zamanı:Kış dinlenme zamanı alınabilirler. Marttan sonra yapılacak dikimlerde ise yeterince köklenemezler. Donlu havalarda dikim yapılmayıp, çelikler uygun zamana kadar uygun şartlar altında saklanmalıdır. İstif edilen yerde hava boşlukları bulunmalıdır.
Toprağın Hazırlanması ve Dikim:
Dikilecek toprak; derin, zengin, süzek ve yeterince nem tutmalıdır. Dikimden önce derince sürülmelidir. 30-40 cm derinden sürülerek toprakta hendekler açılır. Sıralar arası 40-120 cm arasında değişir. Çelikler sıralar içine 45°.ük bir meyille veya yatay olarak yerleştirilirler. 45ö°lik meyille yerleştirilen çelikler arasında 40-50 cm. mesafe olmalı. İri kalın çelikler ise 10-15 cm. aralıkla yatay olarak dikilmelidir.Üzerleri 2 cm kalınlıkta toprakla örtülmelidir. Dikim sıralan bol su ile sulanmalıdır. Yaz devresinde sulama ot alma, çapalama, hastalık ve zararlılarla mücadele gibi işlemlerin yapılması gerekmektedir. 1. gelişim yılı sonunda bırakılan 2-3 sürgün dışında yeni gelişen sürgünler varsa, bunlar çıkarılmalıdır. Bırakılan sürgün yan ve doruk dal üzerinden 5-15 cm lik uç alınmalıdır. Normal gövde kalınlıklarını aldıklarında 40 cm den tepeleri vurulur. Dağıtılacak fidanlar en az 1,5 cr.ı çapında olmalıdır.Fidanlıklarda 2-3 yıl bakımları yapılan fidanlar asıl yerlerine dikilmek üzere dikim mevsiminde sökülürler. Toprak, sökümden 1-2 gün önce sulanmalıdır. Gövdeleri 40 cm, kökleri 10-15 emden kesilir. Yan dallar çıkarılır. Fidanlar dikime hazır hale getirilir.

Yapraklı Yeşil Çeliklerle Şişleme Şartların da Zeytin Fidanı Üretimi:Bir yaşlı yari odunsu yapraklı çeliklerin hormonla muamele edilmek suretiyle özel şekilde hazırlanmış seralarda ve özel şartlar altında köklendirilmesidir. Bu metod ilk defa Süs Bitkilerinde uygulanmıştır. Ülkemizde üretilen zeytin fidanlarının %80 i bu yolla üretilmektedir. Köklenmeye Etki Eden Faktörler:
1-Çeliklerin alınma zamanı İlkbahar (Şubat sonundan Nisan ortalarına kadar) ve yaz (Temmuz sonundan Eylül başına kadar) olan devrelerdir.
2-Çelik tipleri köklenmede rol oynamaktadır.
Köklendirmeye alınacak tek senelik sürgün
1.Dip
2.Orta
3. Uç çelik diye 3 kısma ayrılmaktadır.
Bir senelik sürgünün dalla birleştiği yerden itibaren 12-15 cm lik kışımı dip, bundan sonraki 12-15 cm lik kısmı orta ve uçta kalan kısım uç çelik diye adlandırılır.
Yaz aylarında alınan çelikler için dip ilkbaharda alınan çelikler için orta kısımların kullanılması tavsiye edilmektedir.

3-Köklenmeyi teşvik edici maddelerin etkisi îndolbutirik asit (IBA), (IAA) indolasetikasit ve naftalenasetikasit (NAA) ayn ayrı veya birlikte kullanılmış hepside iyi bir sonuç vermiştir.Bunlardan en çok IBA 2000-4000 ppm'lik solüsyonu kullanılmaktadır. Bu solüsyona dikimden hemen önce 4-5 saniye süre ile çeliklerin 2-2,5 cm. lik dip kısımları daldırılıp, hemen dikim yapılmalıdır.
4-Köklenmede ısının etkisi; Çeliklerin köklenmesinde ortam ısısının çok önemi vardır. Isı 20-25 °C olmalıdır. Sıcaklığı sabit bir derecede muhafaza etmek gerekir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklığın farklı olduğu yerlerde seranın ısıtılması gerekir.

5-Köklenmede nemin rolü; Ortam nemi %90-95 civarında olmalıdır. Bu derece yüksek nem, yapraklı dikilen zeytin çeliklerinde evaporasyonu ve dolayısıyla solmayı önlemek içindir.
6-Köklendirme Ortamının Etkisi; Köklendirme ortamı; köklenme süresince çelikleri yerinde tutar, çeliklere su temin eder, çelik tabanına hava temin eder.Köklendirme ortamı olarak en iyi sonucu perlit vermiştir.
7-Kullanılan çeşitlerin köklenmeye etkisi:
Domat çeşidi %20-25
Memecik çeşidi %30-35
Ayvalık çeşidi %60-70
Gemlik çeşidi %80-90
Manzalina %95-100 oranlarında köklenirler.

Şişleme Metodu ile zeytin fidan, üretiminde takip edilecek sıra;Çelikler yeni tesis edilmiş zeytinliklerdeki veya anaçlıklardaki genç zeytin ağaçla, mm bir yıllık sürgünlerinden hazırlanmaktadır. Çeliğin alt kısmındaki bir gözün hemen altından düzgün olarak kesilmesi ve alttan 4 yaprağın koparılarak üstteki gözün üzerinden meyilli bir şekilde kesilmesi suretiyle yapılmaktadır. Böylece 12-15 cm. uzunlukta hazırlanmış olan her çelik 6-8 yaprak içermektedir.Gölge ve kapalı bir yerde hazırlanan çelikler 25'lik demetler haline getirilerek alttan sıkıca bağlanırlar. Bu demetler halindeki çeliklerin dip kısımları derin bir kapta bulunan hormon eriyiğine 5 saniye müddetle batırılır. Hormonlanmış çelikler sele veya sepetler içinde köklendirme seralarına taşınır. Köklendirme yastıklarına m2 ye 800-1000 çelik isabet edecek şekilde dikilirler.Dikimle birlikte şişlemeye de başlanır. Normal olarak ilk günlerde 10 dakika ara ile 8 saniye süre ile şişleme yapılır. Kök uzunluğu 2,5-3 cm'i bulunca şişleme daha uzun aralıklarla yapılmalıdır. 40-45 günlerde ise bu aralık 30 j dakikaya çıkarılmalıdır. Bu süre içinde haftada l veya 2 kez gübre solüsyonu verilmelidir. Köklenmenin tamamlandığı devrede çelikler 8x12 cm boyutlarındaki saksılara şaşırtılmaktadır. Ayrıca şaşırtma içinde jiffy saksıları ve küçük naylon torbalarda kullanılmaktadır. Dikimden sonra aynı serada 3-5 gün bırakılan saksılar şişlemeye tabi tutulurlar. Saksılara, naylon torbalara dikilmiş olan çeliklerin dış şartlara alışmalarını kolaylaştırmak için nispi nemi daha düşük II. seraya alınmaları gerekmektedir.Burada gelişmesini tamamlayan çelikler 50-80 cm.i bulunca dışarıdaki fidanlığa veya daha büyük naylon torbalara nakledilmektedir.
Bu şekilde yapılan zeytin fidan yetiştiriciliğinin avantajları;
1-Daha kısa zamanda fidan elde edilmektedir.
2-Tüm fidanlar homojen olmakta zeytinliklerde daha standart olup erken ürüne yatmaktadır.
3-Anacın kalem üzerindeki kötü etkileri yok edilmektedir.
3-ZEYTİNİN İKLİM İSTEKLERİ:

Zeytinciliği sınırlayan en önemli iklim etmenleri sıcaklık ve yağıştır. Zeytin yetişen yerlerde ıs> ortalaması 15-20 °C arasında olmalıdır. Zeytin ağacı 25-30°C'lerde çok iyi gelişir. Dayanabildiği en az sıcaklık –7 Colup bu derecenin altında don zararı artar. Hava sıcaklığı +7°C ve altına düşünce zeytin ağacı dinlenmeye çekilir. Kış soğuklama süresinin 60-75 gün kadar olması yeterlidir.Zeytin .ağacının çeşitli vegetasyon devrelerinde ısı isteği farklıdır:
-Tik sürgünlerin görülmesinden çiçeklenmeye kadar olan devrelerde (şubat-mart) sıcaklığın5-10°C olması gerekir.
-Çiçeklenme döneminde (mayıs-haziran) sıcaklık 15-20°C olmalıdır.
-Meyve oluşumu ve büyüme döneminde (temmuz-ekim arası) sıcaklığın 20-25°C olması gerekir.
-Olgunluk döneminde (eylül-ekim-kasım) sıcaklık 15°C dolayında olmalıdır.
-Tam olgunluk hasat sonuna dek (kasım-aralık-ocak) sıcaklık 5°C civarında olmalıdır.
-Yıllık 400-600 mm yağış alan yerlerde ekonomik anlamda zeylin yetiştiriciliği yapılır.
4-ZEYTİN AĞACININ TOPRAK -İSTEKLERİ:Toprak yönünden fazla seçici olmayan zeylin, diğer bitkilerin yetişmediği kır, çakıllı, meyilli topraklarda yetişebilirse de en iyi yetişme ortamını kalkerli, derin, kumlu, killi, havalı ve nemli topraklarda bulur. Ağır. killi, taban suyu yüksek ve kışın su biriken topraklar zeylin için uygun değildir.Ağır ve nemli topraklarda kökler yüzlek olacağından toprak işleme sırasında zarar görürler. Uygun bir kök gelişimi için toprak katmanlarında geçirimsiz, bir tabakanın (pulluk tabanı, kaya) bulunmaması gerekir.
5-FİDAN DİKİMİ VE DİKİM ŞEKİLLERİ:Uzun ömürlü bir bitki olan zeylinin dikimden önce, dikimle ilgili bir çok konunun önceden bilinmesi ve gerekli işlemlerin yapılması gerekir, iyi bir planlama, kurulacak zeytinlikten uzun yıllar bol ve kaliteli ürün almayı kolaylaştırır.
Toprak işleme:
-İşlemeyle gevşek bir strüktür oluşturularak erozyon büyük ölçüde önlenir.
-Mekanik olarak yabani ot mücadelesi yapılır.
-Kökler ve topraktaki mikroorganizmalar için gerekli hava sağlanır.
-Hastalık ve zararlıların gelişme ortamı toprak ait üst edilerek bozulur.
-Toprağın yeterince havalanması nedeniyle ağaçların çabuk uyanması sağlanır.
Tüm bu nedenlerden dolayı zeytinlik tesis edilecek arazi fidan dikiminden birkaç ay Önce sürülerek hem sonbahar ve kış yağırlarının toprakta yeterince birikmesi, hem toprağın havalanması ve hem de kök, taş vs. maddelerden temizlenmesi sağlanır.Toprak mutlaka derin (40-50 cm) sürülmesi ve pulluk tabanı kırılarak bu tabakanın kök gelişimine yapacağı olumsuz etki ortadan kaldırılmalıdır.
-Sonbaharda ilk yağmurlardan sonra yüzlek sürüm (15-20 cm) yapılıp, diskaro çekerek arazi düzeltilmeli ve fidan dikim yerleri işaretlenecek duruma getirilmelidir.
Toprak Hazırlığı: Zeytinlik kurulacak ara/ide taban suyu yüksekse ve su birikimi de oluyorsa drenaj kanalları açılmalı, sulama yapılacaksa toprak tesviyesi yapılmalıdır.Ülkemizde zeytinliklerin büyük bölümünün eğimli arazilerde olduğu düşünülürse, bu yerlerde kurulacak zeytinliklerde erozyonu önleyici ve su muhafazasını sağlayacak önlemler alınmalıdır.

-%2-5 meyilde kültürel toprak muhafaza önlemleri alınır. (Balık sırtı toprak işleme yapılır.) Bunun için biraz kazarak topraklar sıra üzerine çekilmelidir. Böylece su ve besin maddeleri sıra arasında toplanacak ve zamanla toprağa işleyecektir. -%5-15 meyilde kanal teras yapılır, kontur dikim uygulanmalıdır. Kanal her 3 sırada bir açılır. 2-3 yılda bir temizlenir. Kanalların önüne su geçiren fazla yüksek olmayan engeller 10-15 m arayla yapılırsa yağış sulan ile gelen ot ve çalılar kanalı tıkayacak kadar yığıntı yapamaz.
-%15-45 meylide mutlaka seki teras yapılmak ve kontur dikim uygulanmalıdır. Kazılan toprak örülen bir sekinin içine atılır. Duvarlar geriye doğru meyillidir. Duvarın üst kısmı su kanalcığından biraz yüksek yapılır.
-%45'ten fazla meyilde zeytinlik tesisi ekonomik olarak uygun değildir.
Fidan Dikim Şekilleri:Zeytinliğin kurulacağı yerde işleme durumu, ara ziraatı yapılıp yapılmayacağı ve arazinin eğimi gibi konular göz önüne alınarak çeşitli dikim şekilleri uygulanır.
a)Kare Şekilde Dikinm.Köşeleri dik arazilere ve küçük alanlara uygulanır. Sıra arası ve sıra üzeri mesafeler eşittir. Her yönde işleme yapmak olasıdır.
b)Dikdörtgen Şekilde Dikimaha çok ara ziraati yapılmak istenen yerlerde uygulanır. Sıra üzerleri daraltılıp, sıra araları genişletilerek dikim yapılır. Bu şekilde sıraların Kuzey-Güney yönünde olmasına dikkat edilmelidir. Böylece ağaçların günün her saatinde güneşten yararlanmaları sağlanır.
c)Üçgen Şeklinde Dikim:Bu şekilde dikimde ağaçlar birbirine eşit uzaklıktadır. Her ağaç eşkenar bir üçgenin köşelerinde yer almıştır. Geniş ovalarda , ara ziraat yapılmayan yerlerde uygulanır. Hafif meyilli yerlerde ağaçlar meyil yönünde çaprazlama bir durum gösterdiğinden bu dikim şeklinin uygulanması yararlıdır.
d)Kontur Dikim: Eğimli yerlerde toprak ve su muhafaza önlemleri olarak setleme yapılmasından sonra uygulanacak dikim şekli mutlaka kontur dikim olmalıdır.
Arazinin aynı yükseklikteki yerlerinden geçirilen setlerin aralarındaki mesafeler her yerde aynı değildir. Ağaçlar düzensiz bir dağılım göstereceğinden çapalama, sulama, ilaçlama ve hasat işleri de kolay olmaz. Bu nedenle tesviye eğrilerine göre dikim yapmak suretiyle bu sakıncalar ortadan kaldırılabilmektedir.
Fidanlar Arasındaki Mesafe: Zeytinlik tesis ederken dikim aralıkları kuracağımız zeytinliğin exstansif ya da entansif olmasına, bölgenin iklimine, toprak karakterine ve çeşide göre hesaplanır.Zeytinlik tesisinde dikkat edilecek konulardan biri de sıraların yönüdür. Bölgenin sert esen rüzgarının yönü bilinmeli ve ağaç sıralan rüzgar yönüne bakmalıdır.Eğimli arazilerde eğim Doğu-Batı istikametinde ise sıralar Kuzey-Güney yönünde; eğim Kuzey Güney istikametinde ise sıralar Doğu-Batı yönünde olmalıdır.İki Tip Zeytinlik Tesis edilebilir.
a) Exstansif: Gövde yapısı yüksek, taçlanması yukarıdan yapılan Zeytinliklerdir. Bu Zeytinlikler daha çok fakir yapılı ve meylin fazla olduğu arazilerde uygulanır. Eski kurulan Zeytinlikler bu şekilde kurulmuştur.
Aralık mesafeleri ise:
Kır arazilerde 7X7-7X8-8X8
Kır taban arazilerde 7X8-8X8
Taban arazilerde 10X10 - 10X12 - 12X12 metredir.
b)Entansif: Gövde yapısı kısa. taçlanması aşağıdan olan Zeytinliklerdir. Daha çok zengin yapılı topraklarda, meyili az olan arazilerde uygulanır. Bu zeytinliklerde, birim alana düsen ağaç sayısı fa/la, yeşil aksamın oranı daha fazla olup hasadı ve diğer mekanizasyon daha kolay ve ekonomiktir.
Aralık mesaileri ise:
Kır taban arazilerde 6X6-5X7
Taban araziler için 7X7 • 7X8 metredir.
Bölge koşullarına uygun çeşitlerin seçilmesi:Zeytin ağacı uygun koşullar bulduğunda ve iyi bakıldığında gelişmesi ve ürün vermesi oranda artmaktadır. Doğal seleksiyon sonucu bölgelerine hakim olmuş bazı zeytin çeşitleri vardır, özellikle toprak ve iklim koşullarına göre kendilerini adapte etmiş durumdadırlar.Örneğin; Memecik, İzmir sofralık zeytin çeşitleri nisbeten kurağa dayanıklı, Ayvalık zeytin çeşidi ise bu konuda daha hassastır. Diğer taraftan Gemlik, Domat, Memecik çeşitleri soğuğa dayanıklıdır.
Fidan dikim zamanı ve dikim tekniği:Bölgemizde Fidan dikimi Aralık ayı babından mart ayı sonuna kadar devam eder.Zeytin fidanı dikiminde de, diğer fidan dikimlerinde olduğu gibi dikim tahtası kullanılır. Zeylin fidanı çukurları, toprak yapısına ve toprak zenginliğine göre kır ve kır taban arazilerde 100x100x100 cm. Taban ara/ilerde ise 80x80x80 cm boyutlarında açılır. Dikimde, eğer elimizde araz/inin toprak tahlil raporu var ise o verilere göre temel gübreleme yapılır.Toprak tahlil raporu yok ise açılan çukurun dip kısmına 1-1.5 kg. Triple Süper Fosfat Gübresi (Temel gübreleme), eğer arazimiz potas bakımından fakir ise bu gübrenin içine 0,5 kg. Potasyumlu gübre de konulur. Bu gübrenin üzerine 2-"3 kürek üst toprak koyarak çukur içinde paçal yapılır. Bu gübre karışımının üzerine dikimde kullanacağımız harç (1/3 üst toprak 1/3 mil 1/3 yanmış hayvan gübresi), koyulmalıdır.Fidan etrafına harçlı toprak konur ve hafifçe bastırılarak sıkıştırılır. Sıkıştırmanın daha çok verilecek can suyu ile yapılması e_n.uygunudur. Eğer hazırladığımız harcımız yetersiz ise, çukur açarken çukurun bir kenarına ayırdığımız üst toprak fidanın etrafına konur.
Dikimden sonra yapılacak bakım işleri:
Fidan dikimi sırasında çıkan delice sürgünler var ise onlar alınır. Verilecek taç şekline uygun olmayacak durum almış sürgünler var ise onlar çıkarılır. Bunu dışında fazla bir budama işlemi yapılmamalıdır.Fidanlara yaz aylarında yağış ve toprağın tav durumuna göre gerektiğinde su verilir. Bunun dışında yüzlek olarak toprak işlemesi yapılır. Fidan çukurlarındaki otlar alınır.

6-ZEYTİNLİK BAKIMI: Zeytinlik bakımında budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak işleme ve yabancı ot kontrolü ile zeytinliklerde sulama işlemeleri söz konusudur.
Zeytin Ağacının Budanması:Zeytin ağacının hayat devresi, gençlik, verimlilik ve yaşlılık devreleri olarak ayrılabilir. Bu devrelerde ağaçların çeşitli organları arasındaki ilişkiler değişiktir.Gençlik çağı boyunca genel beslenme içinde kök sisteminin «kişi, yaprak sistemininkine baskındır. Fakat bu dengesizlik, çatı geliştikçe azalır. Verim çağında yıldan yıla birbirine baskın şekilde, meyve verimi ve vegetatif gelişmeye yönelik faaliyetler görülür. Yaşlılık devresinde hayat faaliyetleri yavaşlamıştır ve ürün verimi düzensizdir.Zeytin ağacında diğer önemli bir husus odun-yaprak ilişkisidir. Gövde ve ana dallardaki odun miktarı ile yapraklar arasındaki bu ilişki "Taç dengesi" olarak da ifade edilir. Bu durum yaprak-odun ilişkilerinin tümünü veya "taçtaki" ahengi ortaya koyar.
1-Genç Ağaçların Budanması ve Terbiyesi;Genç ağaçlarda kısa zamanda iyi bir çatı teşkil edilmesi ve tacın istenen büyüklüğe erişerek verimli hale gelmesi istenir. Genç ağaçlara istenen şeklin verilmesinde gelişmeyi sekteye uğratacak aşırı kesimlerden kaçınılmalıdır. Her ne kadar genç meyveye yatmamış zeytinlerin budanması vegetatif gelişmeyi geriletirse de kuvvetli bir gövde ve ana dal sistemi elde etmek üzere ilk yıllar bazı budamaların yapılması da gereklidir.Zeytin ağaçlarına goble, koni, serbest vazo v.s gibi çeşitli şekiller verilmektedir. Bununla beraber genç ağaçları bir tek gövde ve 3-4 ana dallı olarak şekillendirmek genellikle uygun düşmektedir.
Bu gövde ve çatının teşekkülü ilk bir-iki gelişme mevsiminde geliştirilebilir. Bu amaçla istenen yükseklikteki (30-60/ cm.) bir gövde üzerinde iyi dağılmış ve aynı noktadan çıkmayan ana dallar seçilir. Bunların geliştirilmesine gayret edilir. Gövdeden ve dipten çıkan sürgünler kesilir. Bütün yaz bu işlemlere devam edilir. Ayrıca gövdeyi güneş yakmalarına karşı korumak ve gövdeden obur çıkışını önlemek üzere, kağıt ve benzeri maddelerle gövdeler sarılabilir.İkinci yaz boyunca da ana dal seviyesinde görülecek fazla sürgünler ve dip sürgünler kesilir. Bu işler yazın yapılmamışsa ve kanser tehlikesi yoksa kışında yapılabilir. İlk yıllar genç ağaçların üst kısmında islenmeyen dallar dışında dal kesimi yapmamak veya çok az kesim yapmak gerekir. Daha sonra 3-5 yıl ana dalların teşekkülü sağlandıktan sonra ikinci ana dallann geliştirilmesi safhası başlar.Bu zamanda taç da dal yoğunluğu arttığından dal seyreltmesi yapılır. Bu budamayı bir defada değil, bir çok yılları içine alan bir devrede uygulamak uygun olur. Ağaçların hafif ve sistemli bir şekillde budanması, mahsuldarlığın gerilemesini önler.İkinci dal sisteminin birçok yıllara dağılarak şekillendirilmesi, çok yapraklı ve geniş "meyve kafesi" oluşmasını sağlar.

Verimli Ağaçların Budanması;Yetişkin ağaçlar, kök-yaprak ve yaprak-odun faaliyetleri yönünden belirli bir dengeye erişmiş, meyve verimleri yüksek ağaçlardır. Ağaçlar büyüdükçe ve yaşlandıkça daha fazla meyve verirler; kendi hallerine bırakılırlarsa taç dengeleri bozulur. Mahsul kafesinde, kuru kısımlar ve zayıflamış sürgünler artar. Mahsul kafesi, ağacın en altından tepesine kadar yuvarlak 1 m. kadar derinlikte bir tabakadan ibarettir.En yüksek ürünü alabilmek için, bu kafesi yanlarda ve üstte sıhhatli ve verimli şanlarda tutmak gerekir.Tepede sıklığın artması, kurumuş kısımların ve canlı dallarda seyreltmeyi gerektirir. Böylece havalanma ve ışıklanma ile özümlemenin daha iyi şekilde yapılması sağlanır. Ayrıca seyreltme ile toplama ve ilaçlamada kolaylaşır, hastalık ve zararlıların gelişmesi de önlenir.Zeytin ağacından alabildiği besin maddesinden fazla mahsul verme temayülü vardır. Fazla mahsûl alındığı yıllar ekseriyetle yıllık sürgünlerin büyümeleri yetersiz kalır. Ertesi yıl meyve verimi oldukça düşer. Bir yıl ürün verip bir yıl vermeme haline periyodisite denir. Bu durum elverişli olmayan şartlarda daha çok görülür, iyi bakım ve besleme şartları uygun bir budama ile ağacın tabiatında mevcut olan periyosite (alternans) yi hafifletmek mümkündür.Zeytinciler çoğunlukla ağacın alternans temayülüne uyarak iki yılda bir ürün almayı kabullenirler. Buna göre de iki yılda bir dolu yılında hasadı takiben budama yaparlar. Böylece alternansı bir ölçüde tahrik de ederler.Budamada asıl amaç, ağaçta mahsulün çok .olduğu zaman fazlasını biraz olsun atmaktır. Bu maksatla bol mahsul öncesinde bir budama yapılması gerekir. Ayrıca alternansı önlemek için dolu yılında meyve tutumundan hemen sonra meyve bağlama sahasında normal meyvede filizleri muhafaza ederek aşın yüklü ve küçük sürgünleri kesmek sureti ile bir seyreltme yararlıdır. Bu tür seyreltmeden amaç az yaprak ve çok meyveyi atmaktır. Böylece meyvenin atılması ile ağaçlar bir miktar sürgün yapma imkanına kavuşmuş olur.İki yıl da bir budama yerine her yıl yapılan hafif bir budama genellikle verim yönünden en iyi sonucu vermektedir.
Budama zamanı; Ağaçlar yılın her zamanında budanabilir ancak budama soğuğa karşı ağacın direnci azalacağından soğuk tehlikesi olan yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra yapılmalıdır. Ilık yerlerde kışın veya ilkbaharda yapılır. Kanserde bulaşık yerlerde yağışsız ve sıcak bir mevsimde, çok bulaşık durumda yaz içinde budama yapılmalıdır. Kurak bölgelerde budama mümkün olduğunca geç yapılır. Zira budamadan önce yağış miktarının bilinmesi gerekir.Diğer meyve türlerinde olduğu gibi zeytin ağaçları da çok zayıf veya çok kuvvetli değil, orta kuvvette oldukları zaman en verimli olurlar. Sulama, gübreleme, budama, gibi bakım işleri ile bu durum sağlanabilir.

Budamaya başlamadan önce ağaçların durumu gözden geçirilir;
-İyi bir mahsul alınmışsa, orta bir budama yapılır.
-Yağış kıt, sulama yapılmamışsa ağır bir budama yapılır.
-Toprak şartlan iyi ,gübre ve suda kullanılmışsa hafif budama yapılır.
-Hastalık ve zararlıların etkisi ile zayıflamışsa ağaçlar daha fazla budanır. Soğuk kış devrelerinden sonra soğuk zarar görmüş ağaçlarda yaprak dökümü, kabuk çatlama, filiz kurumaları olur. Böyle ağaçlardan zarar görmemiş gözlerden ilkbaharda bol sürgün meydana gelir. Eğer soğuktan hemen sonra kesim yapılırsa zarar görmemiş gözlerden sürecek sürgünler kesilmiş olabilir, o nedenle soğuk zarar görmüş ağaçlarda kesim işini Haziran-Temmuz da yapmak gerekir.




























trafik belma isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 01.10.10, 06:21 PM   #2
trafik belma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 07.06.08
Mesajlar: 1.511
Konular: 522
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1505
Rep Level : trafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant future
Standart



Budama Uygulaması;-
Zeytin ağacında kesim işine ağacın tepesinden başlanarak aşağıya doğru inilir. Ağacın üst kısımları daha çok özsu çektiğinden aşağı kısımlara göre daha ağır budamaya tabii tutulurlar.
-Ağaç üzerindeki oburlar kesilir. Ancak eğilmiş, uzamış, zayıflamış dallar-dan çıkan bu dalların yenilenmesinde kullanılacak oburlar bırakılabilir.

-Kurumuş çok zayıflamış dallar kesilir.
-Yapraklı bir sürgünün ucu kesilir. Uç alma daha çok şekil budamasında kuvveti azaltacak filiz ve dallarda uygulanır.
-Bir dalın alabildiğine uzamasını önlemek için dal kısaltılarak geriye alınır.
-Don, dolu, sırık, haşere zararları yanında kanser bulaşmasına, budamada sebep olabilir. Zeytin kanseri görülen yerlerde yazın, kurak mevsimde budama yapılmalı, budama nemli havada yapılıyorsa budama aletleri dezenfekte edilmeli, budamadan sonra ilaçlama yapılmalıdır.
Gençleştirme Budaması;Zeytinliklerde yaşlanma veya hatalı bakım, budama, şiddetli kuraklık, aşın soğuklar, hastalık veya zararlılar nedeniyle vaktin-den önce verimden düşen ağaçlarda gençleştirme budaması yaparak iyi bakım tedbirleri ile tekrar mahsuldar hale getirmek mümkün olur.Zeytin, gençleştirme budamalarına en dayanıklı ağaçların başında gelir. Yaşlı ve verimden düşmüş ve zeytinliklerin gençleştirilerek ıslahı genellikle taçta, ana dallar seviyesinde ve gövde seviyesinde, ayrıca dipten toprak seviyesinden olmak üzere üç esasa göre yapılmaktadır.
1-Taçta İskeletik Budama:
Bu budama uzun yıllar ihmal görmüş yada aşırı kuraklık şiddetli soğuk veya hastalık ve zararlıların tahribatı sonucunda-taçla verimden düşmüş ve gerileme görülen ağaçlarda uygulanır.Burada esas kaide ağacın üst ve yan uçlarında bilek kalınlığındaki dallar muhafaza edilir, çapı 3-5 cm den a/ kalınlıktaki bütün dal ve dalcıklar budanarak çıkarılır.


İskeletik budama uygulandıktan sonra 2-3 yıl içinde taçta latent gözlerden yeni sürgünlerin teşekkülü ile verimlilik yeniden meydana getirilir.
2-Ana dallar veya gövde seviyesinde yapılım gençleştirme;Ana dalların gövdeye bağlandığı kısım iyi ise dallar gövdeye 30-35cm. mesafeden budanarak kabaklanan kesim yerleri perdahlanarak macunlanır. Eğer ağaç henüz bir miktar mahsul vermekte ise kesimler tedrici olarak yapılabilir. Tedrici kesimlerde ilk yıllarda bilezik alınıp ertesi yıl kesilebilir. Tedrici gençleştirmede bilezik alma işlemi her iki yılda bir ana dallar üzerinde aynı yükseklikte, sıra ile uygulanmalı ve böylece gençleştirme 6-8 yıl içinde tamamlanmış olmalıdır.Bilezik alma işlemi ağaç mahsul yılına girerken en geç 15 Şubata kadar uygulanırsa o yıl bu ağaçlardan bol mahsul alınır. Ertesi yıl bilezik alınan dal mutlaka ç ikan l malıdır. Ayrıca av m yıl bileziğin allından gençleştirmeyi kolaylaştıracak kuvvetli sürgünler teşekkül eder. Bu sürgünlere ilk yıl dokunulmaz ertesi yıl bir kısmı seyreltilip iyi durumda olan dört beş sürgün seçilerek daha ertesi yıl bir seyreltme daha yapılır, seçilen sürgünlerin fazla yükselmesine meydan verilmez, tali sürgünlerin yanlara doğru gelişmesi sağlanır.Ağacın gövdesi yüksek, aynı /.amanda dallar da yükselmişse ağacın gövdesi 40-60 cm yükseklikte olacak şekilde dipten 7Ü-80cm mesafeden gövdeye l cm genişlikte çepeçevre bilezik alma sapılarak açıcın boyu indirilir. Bu işlem ağaç verim yılına girerken uygulanırsa o yıl bol ürün alınır.Eğer gövde yabani ise yine aynı yükseklikten gövde etrafına birkaç tane yama aşı yapılır. Aşılar tuttuktan sonra bunların sürmesi için aşı yapılan yerlerin ü/erinden yanıtı boğmalar yapılır. Aşı tatbikinden 2-5 yıl sonra aşı yerinin 30-35 cm yukarısından çepeçevre bilezik alınır ve ertesi yıl ağaç aynı noktadan kabaklanarak gençleştirilmiş olur. Verimsiz topraklarda bilezik alma veya boğma yapma sakıncalı olabilir.
3-Ağacın dipten kabaklanması; şayet gövde yaralanmış, yanmış, hastalık ve haşerelerden tahrip olmuş ise veya yaşlanarak içleri boşalmış, kurumaya yüz tutmuş ise gövde toprak seviyesine yakın kesilerek kabaklanır. Kesim yeri perdahlanır, çürümeyi önlemek için ince bir tabaka yağlı boya astar sürülür.Tedricen yapılacak dipten gençleştirmelerde ağaç mahsul yılına girer 1-2 cm genişlikte gövdenin dip kısmından bilezik alma uygulanmalı esas kesim daha sonraki yıllarda yapılmalıdır. Böylece daha o yıl bileziğin altından teşekkül edecek sürgünler gençleştirmeyi garanti altına alacak ve hem de ağaçtan mahsûl alınacaktır, ilk yıl sürgünler gelişmeye bırakılıp ertesi yıl bir miktar seyreltilmelidir. Üçüncü yıl bir seyreltme daha yapılarak seçilmiş sürgünler uçları alınarak fazla yükselmeler önlenmelidir. Daha sonra bunlar üzerinde taze dalların gelişmesi sağlanmalıdır.



Dipten kabaklayarak gençleştirmede ağacın toprak üstü kısmen gençleşmekte toprak alt kısmı gençleşmeden kalmaktadır.Kök aksamımda gençleştirmek amacıyla; yaşlı ağacın dip kısmı açılarak, kalın bir kökte bir parça yumru kesilip gövdeden ayrılması şeklinde bir uygulama yapılabilir. Kesim yeri 10 cm kalınlıkta toprak tabakası ile örtülerek bir işaret kazığı ile yeri belli edilir. O yıl burada teşekkül eden sürgünlerden bir kısmı seçilir. Diğerleri kesilir. Bu sürgünlerin 4-5 yıl içinde büyüyüp meyveye yatması için, ana ağacın gölge yapacak kısmı, ağır bir şekilde budanır.Bu arada ana ağaç mahsul vermeye devam eder ve 5-6 yıl sonrada tamamen dipten çıkarılır.
Genç sürgünler ise kesilen kök kısmından dipten yeni genç kök sistemi oluşturur.Bakım şartlan uygun alanlarda gençleştirilen her ağacın ortasına bir yeni fidan dikilerek kesafetin arttırılması da pratik bir yoldur.
Zeytinlerin Gübrelenmesi:Zeytinlerde gübreleme ocak-mart aylarında 15-20 cm. derinliğe uygulanır. En iyi gübreleme programı toprak ve yaprak analizlerinin sonuçlarına göre oluşturulabilir. Ancak genel bir bilgi olarak verim çağında ve toprak verimliliği normal bir durum gösteren zeytinliklere verilmesi gereken gübre miktarları kısaca şöyle özetlenebilir.



-İlk tesis yıllarında toprağı organik madde bakımından zenginleştirmek amacıyla yeşil gübreleme yapılabilir. Yeşil gübrelerin (Bakla, Bezelye, fiğ vb.) tohumları Sonbaharda ekilir, Nisan başında toprağa karıştırılır. Ekim sırasında dekara 25-30 kg. Süper fosfat ve 15-20 kg potasyum sülfat verilir.
-Süperfosfat ve potasyum sülfat gübreleri iki yılda bir kök derinliğine uygulanır.
-Çizelgede önerilen kimyasal gübrelerin yerine kompoze gübreler kullanılacaksa orta boy bir ağaca 15-15-15'ten 3,5 kg., 20-20-20'den 3 kg. verilmesi uygundur. Bu miktarlar ağacın yaşı ve verim durumuna göre azaltılıp, çoğaltılırlar.
-Zeytinlere hasadın arkasından, kış toprak işlemesinden önce hiç olmazsa üç yılda bir dönüme 2-3 ton çiftlik gübresi verilmelidir.
-Gübrelerin Verilme Zamanı: Azotlu gübrelerin 1/3 miktarının Sonbaharda 2/3 miktarının ilkbahar (şubat ve mart ortasına dek) verilmesi öneriliyorsa da bir defada Mark ayı içinde de verilebilir.Fosfor ve potasyumla gübrelerin taş başında verilmiş olmaları gerekir. Bu gübrelerin uygulama güçlükleri ve masraflı olmaları nedeniyle 2-3 yıllık miktarlarının bir defada verilmesi mümkündür.
Zeytinlerde Toprak İşlemesi: Zeytinliklerde toprak işleme, yabancı otlan öldürme, yağış ve sulama sularının toprağa hızla işlemesini sağlama amacıyla yapılır. Toprak işleme üç grupta incelenebilir.Birinci kış başında yapılan toprak işlemesidir. Hasattan sonra zeytinlikler iki kat sürülür. Bu şekilde toprak yağmur sularını daha iyi tutar ve hızla emer.İkinci toprak işleme çiçeklenmeden 15-30 gün önce kaymak kırma ve yabancı otlan öldürmek amacıyla ve daha yüzeysel yapılır.Üçüncü işlemeyse Eylül ayında yapılır. Bu işlem zeytin tanelerinin daha kolay toplanmaları ve otlar arasında bulunamayan tanelerden dolayı meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için zeytinliklerin tırmık ile düzeltilmesinden ibarettir.

Zeytinliklerde Sulama:
Zeytin yıllık 650-700 milimetre yağış ister. Bunun altında olan miktar sulama ile tamamlanmalıdır.Zeytin suya en çok çiçeklenme-tane tutma dönemi (nisan-mayıs) ile çekirdeğin sertleşmeye başladığı dönemde (ağustos-eylül) gereksinim gösterir.Bu zamanda suyun yeterli olması hem tane tutumunu arttırır, hem de tanenin irileşmesini sağlar. Tam çiçeklenme ve tane tutumu sırasında sulama uygun değildir. Bu dönemden hemen önce sulama yapılmalıdır.Ağaçlarda genel bir durgunluk görülmesi ya da yaprakların pörsümesi su yetersizliğinin belirtileridir. Verile suyun yeterli olup, olmadığı kök bölgesinde 1-1,5 metre derinlikte burgu ile alınacak toprağın nemi ile kontrol edilir. Bu derinlikte toprak kuru ise sulama yetersizdir.Genel olarak dekara 400 ton suyun hesaplanması gerekir. Meyil derecesine göre, sulama yöntemleri değişiklik gösterir; Meyilli zeytinliklerde yalak veya tava usulü, Az meyilli zeytinliklerde karık veya çizgi usulü sulama uygulanır.
Kışı sert geçen yörelerde dona karşı dayanıklılığı arttırmak için yaz sonu yada Sonbaharda ağaçlara fazla su vermekten kaçınmalıdır.
Her sulamadan sonra toprağın yüzlek olarak işlenmesi, suyun buharlaşarak ya da yabancı otlar tarafından alınarak kaybolmasını önlemek bakımından gereklidir.
Hasat:
Hasat Zamanı: Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.
Hasat Şekilleri:
a)Elle sıyırma: En iyi toplama şeklidir. Bu yöntemde merdiven kullanılabilecek ve dallar arasında çalışabilecek yetenekli işçilere gereksinim vardır. Özellikle iyi budanmış, küçük ve orta boylu ağaçlarda ve salamuralık çeşitlerde uygulanır.
b)Çırpma (Sırıklama):Pratik ve ucuz olduğundan hasat genellikle sırıkla yapılmaktadır. Meyve dallan çırpılarak meyveler düşürülür. Sırıkla hasat filiz kırılmalarına yol açtığı için periyodisiteyi şiddetlendirir. Ayrıca dal ve sürgün yaralanmaları hastalık ve zararlıların yayılmasını kolaylaştırır.
c)Silkeleme (Sarma): Olgunlaşmış zeytinlerin bir dış etkenin yaptığı sarsma ile düşürülmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Uçlarında bir kanca bulunan uzun sırıklar kullanılır.
d)Makina ile Hasat: Son zamanlarda hasadın makina ile yapılması çalışmaları hızlanmış, ancak bizde henüz pratiğe intikal etmemişt
trafik belma isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 01.10.10, 06:23 PM   #3
trafik belma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 07.06.08
Mesajlar: 1.511
Konular: 522
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1505
Rep Level : trafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant future
Standart



ZEYTİN ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ:

Memecik:Ege bölgesinin en yaygın çeşididir. Kurağa dayanıklıdır. Ağaç orta büyüklükte ve gevrek yapıdadır. Verimli yan dallan sarkık büyüyen taçlar oluşturur. Yeşil ve siyah'salamuraklık olarak değerlendirildiği halde yağlık bir çeşittir. ' Dane orta irilikte, topan ve ucu sivridir. Yağ oram %28 dir.

Ayvalık (Edremit):Orta büyüklükte taç oluşturur. Genç dallar önce dik büyür sonradan sarkmaya başlar. Genç dalların rengi açık zeytin yeşilidir. Dallanma seyrek olur. Kurağa hassas olup periyodisite eğilimi azdır. Yağlık çeşit olduğu halde pembe iken salamura olarak da değerlendirilir. Dane küçük ve yuvarlakçadır. Geç olgunlaşır ve uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. %24 yağ içerir.

Domat:Ülkemizin en iyi yeşil salamuralık zeytin çeşididir. Ağaç kuvvetli büyür. Düzenli budandığı ve toplama genellikle elle yapıldığı için periodisite hafif olur. Fidan dikiminde mesafeleri fazla tutmak gerekir. Yağ oranı %23 civarında olup, etli bir zeytindir. Ağacın genel görünümü diğer zeytinlere oranla daha yeşil olup, killi toprağa ve sulanan arazilere önerilk.

Uslu:Akhisar yöresinin yağlık bir çeşidi olup, siyah salamuralık olarak da kullanılır. Ağacı çok kuvvetli büyüyen, büyük taçlı bir çeşittir. Dallar hafif sarkık olup, dar açılıdır. Meyveleri iri, uzunca, parlak, siyana yakın mor renktedir. Erkenci, hastalıklara dayanıksız, olgunluk döneminde kolay tane döken bir çeşittir. Yağ oranı %18-20'dir.)

Gemlik:Siyah salamuralık bir çeşittir. Dane rengi parlak siyah, şekli düzgün ve yuvarlağa yakındır. Çekirdek etten kolay ayrılır, yağ oranı %30'dur. Ege bölgesinde dane kabuğu kalınlaşır ve renk matlaşır.Terbiyesi kolay, fazla aralık istemeyen entansif sisteme uygun bir çeşittir.' Yüksek nem ister ve soğuğa dayanıklıdır. Çabuk köklendiği için şişlemeyle üretimde kullanılmaya uygun bir çeşittir. ,

1-ZEYTİNLİK KURULMASI:

Extansif (klasik) Zeytin Yetiştiriciliği:Eski zeytinlikler genellikle diğer kültürlere elverişli olmayan fakir ve meyilli topraklarda kurulmuşlardır.Extansif zeytin yetiştiriciliğinde başlıca 2 yöntem uygulanmıştır. Birincisi yabani zeytinlerin (delicelerin) yerinde aşılanması suretiyle tesisler, diğeri de sökülen delicelerin ya da diğer üretim materyallerin (dip sürgün, yumru, çelik ve aşılı fidan) az verimli ve derin topraklı yerlerde dikilmeleri suretiyle kurulan tesislerdir.Yabani zeytinlerin aşılanmasıyla tesis edilmiş zeytinliklerde ağaçların beslenme ve güneşlenme yönünden birbirlerine zarar verecek şekilde sık oldukları durumlarda ürün verimlerinde azalmalar görülmektedir. Ayrıca kültürel önlemler için modern aletler kullanılamamaktadır.Çeşitli üretim materyallerinin dikimi suretiyle oluşturulan tesislerde dikim aralık ve mesafeleri çok geniş tutulmuş, zeytin ağacı sayısı dekara 10-20 adede kadar indirilmiştir. Bugün bu tip zeytinliklerde aradaki boş alanlardan yararlanmak amacıyla yapılan ara ziraatı zeytinin zayıflamasına, geç gelişmesine ve verimden düşmesine yolaçmaktadır.Bu sorunlar zeytinciliğin entansif duruma getirilmesiyle çözüme ulaştırılmıştır. Rantabl çalışmalara uygun olan yerlerde entansif zeytin bahçeleri kurulmaktadır.

Entansif Zeytin Yetiştiriciliği:

Entansif zeytincilik şöyle özetlenebilir;Uygun ekolojik koşullarda her türlü yatırım yapılarak ve plantasyonun her türlü teknik zorunluluklarını yerine getirerek zeytinliğin verimsiz dönemini mümkün olan en kısa zamana indirmek ve en yüksek verim devresine mümkün olan en kısa sürede ulaşmaktadır.
Entansif zeytinciliğin temeli şu noktalarda toplanabilir:
1-Birim alandaki ağaç sayısının arttırılması,
2-Birim alandan alınan ürün miktarının artünlması, -*
3-Birim miktardaki ürüne düşen maliyet masraflarının azaltılması, Bu prensiplerin ışığında, entansif zeytinlik- tesisinin genel karakterleri:
-Modern zeytin bahçesi kapama zeytinlik şeklindedir ve ara mahsul yetiştiriciliği yoktur. Topografik bakımdan modern alet ve makina kullanılmasına elverişlidir.
-Ağaçlar aynı yıl dikilmiş olup, çeşit özelliği ve gelişim yönünden tümüyle homojendir.
-Plantasyonlar küçük boylu, alçaktan taçlandırılmış ağaçlardan meydana gelmektedir.
-Ağaçlar arası aralık ve mesafeler mümkün olduğunca azaltılmış, dolayısıyla birim alana fazla sayıda ağaç dikilmiştir.

-Sulama, toprak işleme, gübreleme ve mücadele vardır. Budama hafif ve ilk yıllarda sadece seyreltme şeklindedir.

2-ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÜRETİM METODLARI:

Zeytin üretim metodlan 2 grup altında toplanmaktadır.

A-Vegatatif (Eşeysiz) Üretim:Bu metodun esasını çelik, obur, yumru, sürgün gibi ağaç parçalanmn köklendirilmesi oluşturur. Bu metodla her fert kendi irsi vasıflarını devam ettirir.

B-Generatif (Eşeyli) Üretim:Bu metodun esası çekirdekten elde edilen çöğürlerin ve ergin ağaçların aşılanmasıdır. Tohumla üretmede, çoğunlukla nesillerde az veya çok bir açılma görülür.

Dünyadaki zeytin ağacı varlığının %98 ne sahip bulunan Akdeniz sahil şeridinde yer alan memleketlerde yetiştiriciliğin 19. yüzyılın sonlarına kadar kalın dal çelikleri, yumrular ve köklendirilmiş oburlar kullanılmak suretiyle yapıldığı bilinmektedir. 1880 yılından başlayarak'özellikle yeni endüstiriyel zeytin bahçelerinin kurulmasında-kullanılacak vegatatif materyalin, ihtiyacı karşılayamaması genaratif üretim tipinin fidan çoğaltımında ağırlıklı olarak uygulanmasında zorlunluluk yaratmış ve bu yolla ihtiyacı karşılayacak çok sayıda fidanı üretmek mümkün olmuştur.

1940 yılından sonra bir yıllık zeytin çeliklerinin köklendirilerek üretim materyali olarak kullanılması konusunda başlatılan çalışmalarda büyük ilerlemeler kaydedilmiş ve (Mist PROPAGATION), şişleme metodu ile geniş çapta uygulamaya geçilmiştir.

Ancak şişleme metodunda, materyal sağlama konusundaki güçlük aşılmış olmasına rağmen çok masraflı olması ve materyallerin fidan üretimine uygun olmaması gibi problemlere henüz çözüm getirilememiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak generatif üretim, zeytincilikte önemini korumaktadır.

Zeytinlerin Gübrelenmesi:Zeytinlerde gübreleme ocak-mart aylarında 15-20 cm. derinliğe uygulanır. En iyi gübreleme programı toprak ve yaprak analizlerinin sonuçlarına göre oluşturulabilir. Ancak genel bir bilgi olarak verim çağında ve toprak verimliliği normal bir durum gösteren zeytinliklere verilmesi gereken gübre miktarları kısaca şöyle özetlenebilir.


Zeytinlerde Toprak İşlemesi: Zeytinliklerde toprak işleme, yabancı otlan öldürme, yağış ve sulama sularının toprağa hızla işlemesini sağlama amacıyla yapılır. Toprak işleme üç grupta incelenebilir.Birinci kış başında yapılan toprak işlemesidir. Hasattan sonra zeytinlikler iki kat sürülür. Bu şekilde toprak yağmur sularını daha iyi tutar ve hızla emer.İkinci toprak işleme çiçeklenmeden 15-30 gün önce kaymak kırma ve yabancı otlan öldürmek amacıyla ve daha yüzeysel yapılır.Üçüncü işlemeyse Eylül ayında yapılır. Bu işlem zeytin tanelerinin daha kolay toplanmaları ve otlar arasında bulunamayan tanelerden dolayı meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için zeytinliklerin tırmık ile düzeltilmesinden ibarettir.

Zeytinliklerde Sulama:

Zeytin yıllık 650-700 milimetre yağış ister. Bunun altında olan miktar sulama ile tamamlanmalıdır.Zeytin suya en çok çiçeklenme-tane tutma dönemi (nisan-mayıs) ile çekirdeğin sertleşmeye başladığı dönemde (ağustos-eylül) gereksinim gösterir.Bu zamanda suyun yeterli olması hem tane tutumunu arttırır, hem de tanenin irileşmesini sağlar. Tam çiçeklenme ve tane tutumu sırasında sulama uygun değildir. Bu dönemden hemen önce sulama yapılmalıdır.Ağaçlarda genel bir durgunluk görülmesi ya da yaprakların pörsümesi su yetersizliğinin belirtileridir. Verile suyun yeterli olup, olmadığı kök bölgesinde 1-1,5 metre derinlikte burgu ile alınacak toprağın nemi ile kontrol edilir. Bu derinlikte toprak kuru ise sulama yetersizdir.Genel olarak dekara 400 ton suyun hesaplanması gerekir. Meyil derecesine göre, sulama yöntemleri değişiklik gösterir; Meyilli zeytinliklerde yalak veya tava usulü, Az meyilli zeytinliklerde karık veya çizgi usulü sulama uygulanır.
Kışı sert geçen yörelerde dona karşı dayanıklılığı arttırmak için yaz sonu yada Sonbaharda ağaçlara fazla su vermekten kaçınmalıdır.
Her sulamadan sonra toprağın yüzlek olarak işlenmesi, suyun buharlaşarak ya da yabancı otlar tarafından alınarak kaybolmasını önlemek bakımından gereklidir.

Hasat:

Hasat Zamanı: Zeytin meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.

Hasat Şekilleri:

a)Elle sıyırma: En iyi toplama şeklidir. Bu yöntemde merdiven kullanılabilecek ve dallar arasında çalışabilecek yetenekli işçilere gereksinim vardır. Özellikle iyi budanmış, küçük ve orta boylu ağaçlarda ve salamuralık çeşitlerde uygulanır.
b)Çırpma (Sırıklama):Pratik ve ucuz olduğundan hasat genellikle sırıkla yapılmaktadır. Meyve dallan çırpılarak meyveler düşürülür. Sırıkla hasat filiz kırılmalarına yol açtığı için periyodisiteyi şiddetlendirir. Ayrıca dal ve sürgün yaralanmaları hastalık ve zararlıların yayılmasını kolaylaştırır.
c)Silkeleme (Sarma): Olgunlaşmış zeytinlerin bir dış etkenin yaptığı sarsma ile düşürülmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Uçlarında bir kanca bulunan uzun sırıklar kullanılır.
d)Makina ile Hasat: Son zamanlarda hasadın makina ile yapılması çalışmaları hızlanmış, ancak bizde henüz pratiğe intikal etmemiştir.
trafik belma isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 01.10.10, 06:27 PM   #4
trafik belma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: 07.06.08
Mesajlar: 1.511
Konular: 522
Tecrübe Puanı: 3
Rep Point : 1505
Rep Level : trafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant futuretrafik belma has a brilliant future
Standart

Zeytin Hastalık ve Zararlıları
HASTALIKLAR


ZEYTİN HALKALI LEKE HASTALIĞI (Spilocaea oleagina)

Belirtileri: Yaprakların üst yüzeyinde siyahımsı gri renkte yuvarlak noktalar şeklindeki lekeler meydana gelir. Bu noktaların bulunduğu yerde renk açılır, daha sonra bunun çevresinde normal yaprak renginde bir halka oluşur. Bunu dıştan ikinci bir açık renkli halka çevirir. Lekeli yapraklar fonksiyonlarını tam yapamadıkları için hastalıklı ağaçlarda meyve tutumu az olur ve meyveler erken dökülür.

MÜCADELESİ

Kültürel önlemler: Ağır su tutan topraklarda, nemli yerlerde zeytinlik tesis edilmemeli, tesis edildiyse drenaj kanalları açılarak fazla su akıtılmalıdır.
Gübreleme ve sulama tekniğine uygun yapılmalı, Kireç bakımından zayıf topraklar kireçlenmeli, ağaçların tacı ışık alacak şekilde budanmalı, Kuru dallar ve yere dökülen lekeli yapraklar toplanıp yakılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
İlaçlama:
1. İlkbahar sürgünleri görülmeden hemen önce,
2. İlaçlama çiçek somakları belirginleştikten sonra, çiçekler açmadan önce yapılmalıdır.
3. İlaçlama hasat sonrası yapılmalıdır.

ZEYTİN DAL KANSERİ (Pseudomonos savastanoi )
Belirtileri: Zeytin ağacının gövde, dal ve sürgünlerinde değişik büyüklükte ur ve siğiller şeklinde görülür. Hasat sırasında sırık vuruğu, dolu yarası ve budama hataları nedeniyle oluşan urlar ise çatlaklar boyunca dalı sarar.
MÜCADELESİ

Kültürel Önlemler: Sık sık don olaylarının meydana geldiği yerlerde, zeytin dikilmemelidir. Fazla su tutan, tabanı killi topraklarda zeytin dikiminden kaçınılmalı, dikim yapılmışsa toprağın fazla suyu, drenaj yapılarak akıtılmalıdır. Ağaçlara gereğinden fazla azotlu gübre verilmemelidir. Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
Kimyasal Mücadele: Tümör belirtilerinin belirgin olarak ortaya çıktığı, temmuz ağustos aylarında urlu kurumuş dallar temizlenmeli ve yara yerine %5’lik göztaşı eriyiği sürülmelidir. Bulaşık bahçelerde “% 1-2’lik Bordo Bulamacı” ile “yılda 4 defa” aşağıdaki şekilde ilaçlama yapılmalıdır.
1. ilaçlama : Aralık sonunda hasattan hemen sonra,
2. ilaçlama : Şubat sonunda dolu, don zararından sonra,
3. ilaçlama : İlkbahar yağmurları başlamadan önce,
4. ilaçlama : Sonbahar yağmurları başlamadan önce,

ZEYTİN SOLGUNLUĞU (Verticillium dahliae)

Belirtileri: Yapraklar ilk önce solmaya başlar sonra açık kahve renge döner. Ve geriye doğru kıvrılmaya başlar. Hasta sürgün ve dallar morumsu renk alır. Genç ağaçlarda ölümden önce kısmi yaprak dökümü görülebilir. Bazı durumlarda genç ve yetişkin ağaçlarda kuruyan yapraklar sürgün ve dallarda asılı kalırlar ve iletim demetlerde koyu kahve rengi renk değişimi görülür. Çiçekler mumyalaşır ve sürgünlere asılı kalır. Etkilenen sürgünlerdeki yapraklar donuk yeşile döner ve solmadan dökülür. Genellikle yaprak simptomları görülmeden önce çiçeklerde belirtiler gözlenir. Sürgünlerin kabuğu kırmızımsı- kahverengiye döner ve iletim demeti koyu kahverengi renge döner . Toprağın sürüm şeklinin ve sayısının hastalığın şiddetini artırdığı düşünülmektedir. Sulamanın yapıldığı alanlarda hastalık % 21 oranında görülürken sulanmayan alanlarda % 9 oranında görülmüştür. Yine toprak ve hava sıcaklığı hastalığı oldukça etkilemektedir. Hastalığın 20-25ºC hava sıcaklığındaki ilkbaharda iyi geliştiği, yazın en fazla 30-35ºC de çıkabildiği bildirilmiştir.
MÜCADELESİ

Kültürel önlemler: Hastalık kontrolü için ara ziraat yapılmamalı, yabancı ot kontrolü ve minimum toprak işleme yapılmalıdır. Damla sulama tercih edilmelidir. İnfekteli dal ve sürgünlerin hemen bahçeden uzaklaştırılması gerekir.
Kimyasal Mücadele:
İlaçlama: İlaçlı mücadelesi yoktur. En az 3 yetişme dönemi solarizasyon uygulaması önerilir.

ANTRAKNOZ-ÇÜRÜK LEKE (Gloeosporium olivarum Alm.)

Belirtileri: Bu hastalık sürgünlerde ölü dokular oluşturur ve ağaçta az veya çok yaprak dökümüne sebep olur. Meyve üzerinde kuru bereli şekilsiz lekeler oluşur. 20 günlük bir hastalanmadan sonra, % 40’ a ulaşan bir ağırlık kaybı ile meyvede kuruma oluşur. Çıkarılan yağda bir asitlik artışı meydana gelir, tamamen hastalanmış meyve sayısı ve yağın asitleşmesi, aynı yönde bir artış gösterir. Yağlar 12-13 asitlik derecesine ulaşır. Hastalığın yayılması için 18-25 derece sıcaklık ve yüksek nem (%90) yağış koşulları gerekir.
MÜCADELESİ

Kimyasal Mücadele:
Şayet dallar ve yapraklarda önemli ölçüde bulaşma varsa, ilkbaharda ilaçlama tavsiye olunur. Eğer hastalanma sadece meyvelerde ise, bölgelere bağlı olarak, yaz sonu, sonbahar başlarında mücadele daha etkili olur. En etkili aktif maddeler şunlardır:
- % 50’lik Bakır oksiklorür
- Benzimadazol’ler

ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ (Armillaria mellea( Vall.) Quel)

Belirtileri: Zeytin ağaçlarının köklerinde çürüklük yaparak ağaçların ölümüne neden olur. Hastalığa yakalanan ağaçlarda sürgün oluşumu azalır, sürgün ve dallar ölmeye ve kurumaya başlar, nihayet ağaçlar tamamen kururlar. Bu belirtilerin oluşumu ve ağaçların ölümü 4 yıllık süreyi gerektirir, ancak şiddetli enfeksiyon koşullarında bu süre 1-2 yıldır. Hastalığa yakalanmış ağaçların kökleri incelendiğinde ikinci köklerden başlayarak kök boğazına kadar kabuk dokusu ile odun dokusu arasında beyaz fungal tabakanın oluştuğu görülür. Hastalığın başlangıcında odun dokusu açık kahve rengidir, daha sonra sarımtırak veya beyaz süngerimsi beyaz dokuya dönüşür. Hasta ağaçların kütüklerinde oluşan sarımsı kahverengi olan ve aşağıya doğru siyahlaşan şapkalar 5-15 cm çapındadır.
MÜCADELESİ

Toprağı iyi seçilmemiş, bahçe kuruluşu ve kültürel işlemleri tekniğine uygun yapılmamış bahçelerde etmen kolay gelişebilmektedir. Bu fungusun entansif tarım uygulanan bahçelerde ağaçları çok az hastalandırdığı bilinmektedir. Fungus hem toprakta, hem de odun dokusunda yaşar. Ölü ağaçlarda ve toprakta kalan kök parçalarında uzun süre yaşamını sürdürür. Nemli yerlerde iyi gelişme olanağı bulur.
Kültürel Önlemler :
-Kuruyan ağaçlar bahçeden sökülerek imha edilmeli ve yerlerinde kireç söndürülmelidir.
-Hastalık bahçenin belli kesimlerinde ise rizomorfların sağlam ağaçlara ulaşmaması için hasta olanlar 60cm derinlik ve 30 cm genişlikteki hendekler ile izole edilmelidir.
-Çevre bahçelerde hastalığın bulunduğu durumlarda sel sularının getireceği hastalıklı parçaların girişini önlemek için bahçenin çevresine 60-70 cm derinlikler hendekler açılmalıdır.
-Ağaçlar sağlam ve sağlıklı yetiştirilmesi için tekniğin gerektirdiği önlemler alınmalıdır.
-Orman ağaçlarının kesimiyle elde edilen boş araziye hemen zeytin bahçesi tesis edilmemeli, toprak 2-3 yıl boş bırakılmalıdır.
-Sonbaharın ilk yağmurlarından sonra oluşan fungusun şapkaları ve oluşturdukları yerdeki kök parçaları imha edilmelidir.
-Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalı ve köklerin yaralanmamsına dikkat edilmelidir.
Kimyasal Mücadele : Uygulamalara hastalık görüldüğünde başlamalıdır.
a) Hastalık yeni başlamış ise, hasta kökler kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra bu yerlere % 5’lik Bordo Bulamacı, % 2’lik göztaşı eriyiği veya %5’lik karaboya ilaçlarından biri fırça ile sürülmeli, ilaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu ve veya 750 gr ardıç katranı + 250 gr göztaşı karışımı ile kapatılmalıdır.
b) Kökler tamamen hastalanmış ise , ince kökleri dahil sökülerek kendi çukurlarında yakılmalı ve yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılmalıdır. Hastalığın görüldüğü bahçedeki sağlam ağaçları korumak için sonbaharda veya ilkbahar başında ağaçların izdüşümleri % 5’lik karaboya,% 2’lik göztaşı, m2 ye ilaçlı su gelecek şekilde sulanmalıdır.




ZARARLILAR

ZEYTİN SİNEĞİ ( Bactrocera oleae )
Zarar şekli: Zeytin sineği öncelikle iri, parlak ve yağlanmaya başlamış zeytin meyvelerine iğ şeklindeki yumurtasını bırakır.
Zeytin sineği larva döneminde meyve etinde zarara neden olur. Larva gelişme süresince çekirdek etrafında galeriler açarak beslenir. Böylece meyvelerin çürüyerek dökülmesine, zeytinyağı miktarının azalmasına ve asitliğin yükselmesine neden olur.
Kültürel önlemler: Pupaların yok edilmesi için, kış aylarında toprağın sürülmesi ve zarar periyodu boyunca 3-4 günde bir kurtlu zeytinlerin toplanarak uzaklaştırılması gerekir. Ayrıca sineğin sonbahardaki yoğun zararını önlemek için erken hasat yapılmalıdır.
KİMYASAL MÜCADELE: Meyvelerin yumurta koyma dönemine geldiği dönemde vuruk sayımı yapılmalıdır. Salamuralık çeşitlerde % 1 vuruk, Yağlık çeşitlerde ise % 6-8 vuruk saptandığında ilaçlama yapılır.

ZEYTİN GÜVESİ (Prays oleae)
Zararı: Zeytin Güvesi üç döl verir.
Yaprak dölü: Meyvelerde beslenen larvalardan çıkan erginlerin yaprakların üst yüzeyine bıraktığı yumurtalardan çıkan Bu larvalar iki epidermis arasında açtıkları galerilerle ve taze sürgün uçları ile yapraklarla beslenerek zararlı olurlar.
Çiçek dölü: Çıkan larvalar Çiçek salkımları arasında beslenerek, salkımlardaki çiçek ve tomurcukları yok ederek meyve tutumunu engeller
Meyve dölü: Zeytin meyvelerinin karabiber
Büyüklüğünü aldığı dönemde Meyve dölü larvaları meyve sapı dibinden meyvenin içine girerek, meyve ile meyve sapının birleştiği kısmı yok eder ve meyvelerin dökülmesine neden olur. Bunlara ‘’Karabiber dökümü’’ denir.
KİMSAYAL MÜCADELE: Zararlının tercihen sadece meyve dölüne karşı ilaçlama yapılmalıdır. Zeytin meyveleri mercimek büyüklüğüne geldiğinde % 10 unda canlı yumurta + larva olması halinde ilaçlama yapılmalıdır.

ZEYTİN KARA KOŞNİLİ (Saissetia oleae Olivier)
Zarar şekli: Zeytin kara koşnili larva ve ergin dönemlerinde ağacın özsuyunu emerek beslenir ve salgıladığı tatlı madde bütün ağacı sarar. Saprofit mantarlar bu tatlı maddede çabuk ürediğinden karaballık hastalığı ( fumajin ) meydana gelir. Bir yandan özsuyun emilmesi, diğer yandan karaballığın fotosenteze engel olması ağaçları zayıflatır ve üründe azalmalara neden olur. Koşnilin yoğunluğu arttıkça yaprak ve meyve dökümleri ile yapraklarda kurumalar başlar, ürün kaybı % 60-70’ e kadar çıkabilmektedir.
MÜCADELESİ
Kültürel Önlemler : Koşnil kuvvetli ağaçlarda daha az yaşam şansı bulduğundan zayıf düşmüş ağaçları kuvvetlendirmek gerekir. Bu yüzden kuruyan dallar kesilmeli, ağaçların iç kısımlarının hava ve ışık almasını sağlayacak şekilde budama yapılması, aşırı sulamadan kaçınılması ve dengeli gübreleme yapılması gerekmektedir.
Biyolojik Mücadele : Doğada bulunan çeşitli faydalılar koşnili % 50’nin üzerinde kontrol altına alabiliyorsa böyle bahçelerde kimyasal mücadele uygulanmamalıdır.
Kimyasal Mücadele : Eğer doğal düşmanlar zararlıyı baskı altına alacak yoğunlukta değilse kara koşnile yaz ilaçlaması yapılır. Yaz mücadelesi iki uygulamalı olup, aktif larva çıkışına göre saptanır. Yumurtalı dişilerin yumurtaları kontrol edilerek % 50’sinin boş olduğu devrede birinci, % 90’ nın boş olduğu devrede ikinci ilaçlama yapılır. Mevsim başındaki kontrollerde % 50’ nin üzerinde parazitlenme görülen bahçelerde ilaçlama yapılmamalıdır. İlaçlamada yazlık beyaz yağlar gibi doğaya en az zararlı ilaçlar kullanılmalıdır.

ZEYTİN KABUKLU BİTİ (Parlatoria oleae)
Bitki özsuyunu emerek ağaçları zayıflatır. Verimin azalmasına ve kurumalara neden olur. Meyvelerde kırmızı ve mor lekeler oluşturur. Meyvelerin kalitesi düşer.
MÜCADELESİ
Kültürel önlemler: Kuruyan dallar kesilmeli, ağaçların havalanması ve güneşlenmesi için budama ve aralama yapılmalıdır. Toprak işlemesi, sulama ve gübrelemeye önem verilmeli, fazla sulamadan kaçınılmalıdır.
KİMYASAL MÜCADELE
Zararlının birinci dölüne karşı, çok yüksek populasyonların dışında, ilaçlama yapılmamalıdır.
*İkinci dölünde ise, bahçedeki zararlı yoğunluğu yüksek ve parazitlenme oranı %50’ den düşük olan bahçelerde ilaçlama yapılmalıdır.

ZEYTİN PAMUKLU BİTİ(Euphyllura olivina)
Zarar şekli: Zeytin somaklarında, tomurcuk sapları ve sürgün uçlarında bitkinin özsuyunu emerek, ağaçların ve sürgünlerin zayıflamasına, çiçek ve çiçek tomurcuklarının dökülmesine neden olurlar.
Kültürel önlemler: Ağaçların sağlıklı tutulmasına, bol güneş almasına ve havalanmasına dikkat edilmelidir.
KİMYASAL MÜCADELE Aynı dönemde zararlı olan zeytin güvesi çiçek nesline karşı bir ilaçlama yapılmış ise bu zararlıyı hedefleyen başka bir ilaçlamaya gerek yoktur. Zeytin güvesi zararının olmadığı bahçelerde ise ağaçların sadece zarar görmüş somakları ilaçlanır. En uygun ilaçlama zamanı, sürgün uçlarında ilk pamuklanma görüldükten 10 gün sonra ile çiçeklenme zamanına kadar olan dönemdir.

ZEYTİN FİDAN TIRTILI (Palpita unionalis)
Zarar şekli: Larvalar fidanlıklarda yaprak, genç sürgün hatta meyvelerde bile beslenerek zararlı olur. Yapraklar dantel gibi olur. Olgunlaşmamış meyveleri yer.

MÜCADELESİ

Kültürel Önlemler
Bahçe kenarlarında veya çevresinde bulunan zararlının diğer konukçularının yok edilmesi birinci
döl larvalarının beslenmesini engellemesi bakımından yararlıdır. Ayrıca, toprak altında kışlayan
larvaların soğuk günlerde toprak yüzeyine çıkarılması için kış aylarında yapılacak toprak sürümü

yararlıdır. Son olarak, ilk dönem larvaların obur sürgünleri sevdiği ve bunlar üzerinde kolay
gelişebildiği göz önüne alınarak, bunların temizlenip yakılması ve böylece larva popülasyonunun
düşürülmesi mümkündür.
Kimyasal Mücadelesi: Fidanlıklar sık sık kontrol edilmeli yaprak ve sürgünlerde taze yenikler olması durumunda sürgünler kontrol edilmeli, zararlının larvasının görülmesi halinde ilaçlama yapılmalıdır.

trafik belma isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 01.12.10, 01:00 AM   #5
Asi
Avatar Yok
Üyelik Tarihi: 30.11.10
Mesajlar: 286
Konular: 122
Tecrübe Puanı: 2
Rep Point : 1500
Rep Level : Asi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant future
Arrow

ZEYTİN: Özellikle zeytinin yağı mucize kaynağı olarak görülür. Vücudun ihtiyaç duyduğu omega 6 yağ asidine sahiptir. Hücre yenileyici özelliği ile cildi besleyip, güçlendirir... Zeytin ve zeytinyağı asla mutfaktan eksik edilmemeli, bolca tüketilmeli.


Zeytin Ömrü Uzatıyor Zeytinin Faydaları

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'ndan zeytin sırları.

Dünyanın en çok zeytinyağı üreten ülkelerinden biri olmamıza rağmen zeytinyağı yemiyoruz. Oysa bu yağı diğerlerinden ayıran çok önemli şeyler var.



Zeytinyağı doymuş yağlar gibi kötü kolesterolü (LDL) yükseltmiyor. Doymuş yağlar gibi kanseri özellikle meme kanseri- tetiklemiyor. Aklınıza "diğer sıvı yağlardan bir farkı var mı?" sorusu gelebilir. Zeytinyağı kötü kolesterolü azaltma işini (diğer bitkisel yağlardan farklı olarak) iyi kolesterolü de azaltmadan (ve vücuttaki iltihabi süreçleri tetiklemeden) yapıyor. Kısacası zeytinyağı "en sağlıklı yağ" olma özelliğini hak ediyor. Yazıyı okuyunca bana siz de hak verecek ve muhtemelen günlük kalori tüketiminizin en fazla % 7-8'iyle sınırlamanız gereken doymuş yağları azaltmaya, çok fazla tükettiğiniz Omega-6 zengini diğer bitkisel yağları azaltıp, zeytinyağına daha fazla ağırlık vermeye başlayacaksınız.

HAZMI KOLAYLAŞTIRIYOR!

Kabızlığı önler ve safra yapısını dengeler

Zeytinyağının en kolay hazmedilen yağ olduğu biliniyor. Saf zeytinyağı midede helikobakter isimli mikrobun çoğalıp yayılmasını engelleyebiliyor. Bu nedenle zeytinyağının yaygın olarak kullanıldığı bölgelerde ülser, gastrit, mide kanseri gibi sorunlara daha seyrek rastlanıyor. Safra yapımını uyarıyor, dengeliyor, safra kesesi taşı oluşumuna yol açan süreçleri yavaşlatıyor. Kabızlığı azalttığı da iyi biliniyor. Kısacası zeytinyağı tam bir sindirim dostu doğal üründür.

KANSER

Zeytinyağı kanserden korur mu?

Zeytinyağı kullananlarda bazı kanserlere yakalanma riskinin azaldığını gösteren bulgular var. Yunanistan, İspanya, İtalya ve Amerika'da yapılmış güvenilir çalışmalar, özellikle meme kanseri ile yağ tüketimi arasında bir bağlantının olabileceğini düşündürüyor. Doymuş yağ (hayvansal yağlar, margarinler) tüketenlerde meme kanseri sık görülürken, zeytinyağı tüketenlerde oran bir hayli azalıyor. Diğer taraftan çalışmalar düzenli olarak zeytinyağı yiyenlerde kalınbağırsak, prostat, mide ve pankreas kanserine yakalanma riskinin de daha az olduğunu gösteriyor. Zeytinyağının kansere karşı sağladığı bu avantajın muhtelif nedenleri olabilir. Bunlardan biri kimyasal yapısı olmalıdır. Zeytinyağı tekli doymamış yağlardan çok zengindir. Doymamış yağ oranı ise margarin, tereyağı ve diğer hayvansal yağlardan düşüktür. Zeytinyağında bulunan güçlü antioksidan maddelerin (polifenoller, E, C vitaminleri...) ve skualen isimli maddenin de etkili olabileceği kabul ediliyor. Skualen çok güçlü bir anti tümör madde.

YAŞLANMA

Ömrü uzatır mı?

Zeytin ağacı dünyanın en uzun ömürlü ağaçlarından biri. Bir yerlerde bu kutsal bitkinin neredeyse 500 yıl kadar yaşayabildiğini okuduğumu hatırlıyorum. Yaşı 100 yılı geçen zeytin ağacı sayısının da bir hayli fazla olduğunu da biliyorum. Uzak Doğu ve Amerikalıların o çok övündükleri ginkgo biloba ağacı ile kıyaslandığında zeytin ağacının ömrünün daha uzun olduğu kesin! Bu uzun ömürlülük durumunu tesadüfü bir şey sanmayın. Zeytinin gövdesinde, yaprağı, dalı ve meyvesinde çok sayıda antioksidan, mikrop öldürücü, mantar yok edici onlarca madde var. Bu doğal anti-kanser, anti-mikrobik, anti-mantar maddeler onu dış zararlardan koruyor, ömrünü uzatıyor. Ömrü bu denli uzun olan bir bitkinin bu "uzun ömür" desteği ürünlerinin başka ömürlere ömür katması da sürpriz olmamalıdır. Bana göre zeytinin kendi uzun ömürlü olduğu için beklenen hayat süresini de uzatıyor. Bunun bilimsel kanıtları da var. Akdeniz halklarının uzun ömürlü halklar arasında ilk sıralarda yer almasında, Akdeniz mutfağının ve bu mutfağın başoyuncusu olan zeytinin ve zeytinyağının büyük bir önemi var. Zeytin ve zeytinyağı güçlü antioksidan yapısı, sahip olduğu anti kanser molekülleri ve kan yağlarına yaptığı iyileştirici etkiler nedeniyle ömrü uzatıyor.

SAĞLIKLI CİLT

Cilt yaşlanmasını önlüyor mu?

Zeytinyağının çok önemli bir özelliği de cilt yaşlanmasını geciktirmesi. Cildi sıkılaştırdığı, nem oranını yükselttiği, cilt yaşlanmasını geciktirdiği biliniyor. Cilt yaşlanmasının %80'i güneş ışınlarından kaynaklanıyor ve buna "foto yaşlanma" deniyor. Zeytinyağı güneş ışınlarının temel zararlıları olan ultraviyole dalgalarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerine engel oluyor. Zeytinyağının cildi yatıştırıcı, iltihabi süreçleri baskılayıcı bir gücünün de olduğu belirtiliyor. İşte bu nedenlerle ünlü kozmetik üreticilerinin çoğu zeytinyağını ürünlerine çoktan eklediler. Zeytinyağı yemenin de cildi içten desteklediği biliniyor. Kozmetik dermatologların çok önem verdiği iki cilt dostu yağ var. Biri Omega-3 yağları, diğeri de oleik asit yani zeytinyağı. Oleik asit Omega-9 olarak da biliniyor. Diğer taraftan zeytinyağının beden temizliğinde (sabun yapımında bu nedenle kullanılıyor) ve saç bakımında da faydalı olduğu tarihsel bir gerçek.

KALP-DAMAR HASTALIKLARI

Zeytinyağı kolestrolü azaltır mı?

Zeytinyağı tüketen toplumlarda toplam kolesterol ve kötü kolesterol LDL'nin daha düşük, iyi kolesterol HDL'nin ise daha yüksek olduğu biliniyor. Bizim toplumumuzda da muhtemelen benzer sonuçlar var. Zeytinyağı tüketiminin çok yüksek olduğu Ayvalık halkının kolesterol düzeyinin Türkiye'nin diğer kısımlarından daha az olduğunu gösteren çalışmalar (Dr. Mahler ve arkadaşları) 10-15 yıl önce yayınlandı. Farklı ülkelerde yapılan yüzlerce çalışma zeytinyağı tüketiminin kolesterol dengesini olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Zeytinyağının diğer sıvı yağlardan farkı, kötü kolesterolü (LDL) azaltıcı etkiyi iyi kolesterolü (HDL) yükselterek sağlayabilmesidir. Diğer bitkisel yağlar da, doymuş yağ yerine kullanıldıklarında toplam ve kötü kolesterolü azaltıyorlar ama bunu iyi kolesterol HDL'yi de azaltarak başarabiliyorlar. Zeytinyağının kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkisi sadece kolesterolü dengelemekle de sınırlı değil. Güçlü antioksidan aktivitesi sayesinde LDL kolesterolün oksidasyonunu da önlemesi büyük bir avantaj olarak gösteriliyor. Kısacası zeytinyağı tam bir damar dostu.


ZEYTİNYAĞI YAŞLANMAYI YAVAŞLATIR

Antioksidan etkisi ile yaşlandırıcı serbest radikallerin etkisini azaltır

Güçlü mineral ve vitamin yapısıyla kemikleri güçlendirir

Cilt yaşlanmasını geciktirir

Kalp damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olur

Eklem sorunlarıyla mücadeleyi kolaylaştırır eklemlerin kayganlığını arttırır

Güçlü bir vitamin ve mineral kaynağıdır. (Prof. Dr. Osman Müftüoğlu)


Zeytinin mucizevi bir besin olduğunu söylemeye gerek var mı? İçeriğindeki maddeler sayesinde en doğal yollardan bakım yapan zeytinin, hem içeriden hem de dışarıdan vücuda etkileri inanılmaz!

Bilimadamlarının tahminlerine göre neredeyse 6 bin yıla yaklaşan bir geçmişe sahip olan zeytin ya da zeytin ağacı, Akdeniz florasında yetiştirdiği yemişleriyle sadece yemeklere tat katmıyor. Zeytinin yağı aynı zamanda geçmişten bugüne vücut sağlığı ve güzelliğiyle ilgili gerçek bir mucize damlası.

İçeriğindeki doymamış yağ asitlerinin yanı sıra doğal E ve C vitaminleriyle zeytinyağı hem içeride hem de dışarıda vücudu agresif serbest radikallerden koruyor. Bunun yanında enfeksiyonları önleyici etkisi bulunuyor. Ayrıca cildin uzun süreli genç ve gergin görünümünü dengeliyor.

Mutfakta kullanıldığında ise içeriğindeki oleuropein maddesi kan dolaşımını düzenliyor. Kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucu etkisi bulunuyor.

PRATİK GÜZELLİK REÇETELERİ

Parlak saçlar: Kuru ve zarar görmüş saçlar için uzunluğuna göre 1-3 yemek kaşığı zeytinyağını saçınıza sürün. Uçlardan başlayarak diplere doğru ince bir tarakla dağıtın. Uygulama sonrasında kürü saçınızda gece boyunca bekletin. Kıyafetinize bulaşmaması için saçınızı tülbentle toplayabilirsiniz.

Dikkat: Zeytinyağı saçlardan kolay arınmadığı için önce şampuanı ıslanmamış saçta iyice dağıtın. Ardından hafif ıslatıp, parmaklarınızla saç diplerine masaj yaparak bol suyun altında iyice durulayın.

Vücut peeling’i: Cildinizin kurumaya yüz tuttuğunu hatta bazı bölgelerinizin sertleşip nasırlaştığını düşünüyorsanız, bunun için bir miktar tuz ve zeytinyağı karışımı iyi bir çözüm olabilir. Deniz tuzu ve yarım kase zeytinyağını ipeksi bir karışım oluşturana dek bir kapta iyice karıştırın. Yumuşak bir uygulamayla özellikle cildin sertleşmeye yüz tuttuğu dizler, dirsekler ve ayak topuklarını elde ettiğiniz karışımla ovun.

Dikkat: Bu uygulamayı haftada bir tekrarlayın. Böylece cildiniz yeterince yumuşak ve nemli kalacaktır.

Koku masajı: Bu masaj, ruhu şımartırken aynı zamanda vücudun da bakımını yapıyor. Zeytinyağı tüm vücut için mükemmel bir masaj aracı. Küçük bir kasenin yarısını zeytinyağıyla doldurun ve içine mevsime ya da ruh halinize uygun bir şekilde esansiyel yağ ekleyin. Çiçek ekstreleri arasında özellikle lavanta ve biberiye duyu organlarını harekete geçirir.

Dikkat: Yağı masaj öncesinde ılıklaştırdığınızda etkisini daha hızlı bir şekilde gösterecektir.


Kutsallığın ve bolluğun sembolü zeytin

Zeytin ağacının geçmişi bundan yaklaşık 39 bin yıl öncesine, Ege Denizi'ndeki Santorini adasında yapılan arkeolojik kazılara uzanıyor. Burada 39 bin yıllık zeytin yaprağı fosilleri bulunmuş. MÖ. 12 bin yılına ait zeytin ağacı bulguları ise Kuzey Afrika'dan Sahra Bölgesi'nden gelmekte. Zeytin ağacı tarihte kutsallığın, bolluğun, bilgeliğin ve sağlığın sembolü sayılmış yüzyıllardır. Akdeniz ve Ege mutfağındaki önemi de, her öğünde ve her yemekle tüketilmesinden kolayca kavranabilir.
Ülkemizde zeytinyağı kültürü, Türkler'in Anadolu'yu Doğu Roma'dan devraldığı tarihlere kadar uzanıyor. Osmanlı Devleti'nde de son derece önemli bir yere sahip olan zeytinyağlı yemekler, bugünkü Türk mutfak kültürünün temel yapı taşları arasındadır.

Zeytin ağacının yaprakları zafer, akıl ve barış simgesidir. Nuh'un gemisine bir zeytin dalı ile geri dönen güvercin, büyük sel felaketi sona erdiğine dair bir işaret sayılmıştır. Birçok dinde vaftiz törenlerinden yağ lambalarına, geleneksel ve kutsal mekanlara kadar Akdeniz'de görkemli dinsel ayinlerde önemli bir yer tutmuştur. Gerek mitoloji ve gerekse günlük yaşamdaki yeri bakımından Akdeniz kadar hiçbir coğrafyada zeytinin tarihi izlerini bu takip edebilmek mümkün değildir. Örneğin, Yunanistan'da zeytinin tarihi 4 bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır.


•Zeytinde kansere karşı etkili olan birçok maddenin yanı sıra A, D, E ve K vitaminleri demevcuttur. Bu vitamin ve maddeler kanser tümörlerinin oluşumunu engellerken, radyoaktiviteye karşı vücudu koruduğu tespit edilmiştir.
•Dünya üzerinde yaşı 2 binin üzerinde olan birçok zeytin ağacı bulunmuştur. Bu ağaçlar bilimsel çalışmalarda uzun ömürlülüğe işaret olarak kabul edilmiştir.
•Mısırlılar zeytin, zeytinyağı ve zeytin yaprağını gerek tüketim gerekse medikal anlamda etkin bir şekilde kullanmışlardır.
•Zeytin yaprağındaki leuropeit tmaddesinin, ağaçları hastalık ve zararlılardan koruyan etkin bir madde olduğu araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Tıpta oleuropeittmaddesi üzerinde yapılan çalışmalar arttırılmıştır.
•Zeytinin faydalarından biri de zeytin yaprağında bulunan kalsiyumelenolate, zararlı olan virüs, bakteri ve mantarları yok etme özelliğine sahiptir.
•Yapılan bilimsel çalışmalarla zeytinyağının, içerdiği E vitamininin insan hücrelerinin yenilenmesine katkıda bulunarak yaşlanmayı geciktirdiği, beyin fonksiyonları üzerindeki yıpratıcı etkisini azalttığı, cildi güzelleştirdiği ve haricen kullanıldığında saçlara parlak bir görünüm kazandırdığı, kanıtlanmıştır.
•Dünyada en az kalp krizi ve kalp hastalıklarına Girit Adası’nda rastlandığı Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından açıklanmıştır. Yine Girit Adası’nda yaşayan insanlarda kalp krizi riskinin en alt düzeyde bulunduğu da belirtilmiştir. (Girit Adası eski çağlardan günümüze zeytinyağımerkezidir)
•Zeytinin mide asitliğini azalttığından gastrit ve gastroduodenal ülserlere karşı koruyucu özellikleri bulunduğu belirlenmiştir.
•Zeytinin içeriğindeki E, A, D ve K vitaminlerinin çocuklarda kemik ve diş gelişimine yardımcı olduğu, kalsiyum kaybını engelleyerek kemiklerin güçlenmesine katkı sağladığı, yaşlılarda ise kemik erimesini (osteoporoz) azalttığı yapılan çalışmalardan anlaşılmıştır.
•Zeytin karaciğerin dostudur. Ayrıca sindirim bozuklukları, safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşında, bağırsak kanserinde ve sarılıkta faydalı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır

YAPRAĞI DA FAYDALI

Zeytin yaprağı medikal anlamda ilk olarak antik Mısır’da kullanılmıştır. Zeytin yaprağı antik Mısır’da aynı zamanda göksel bir güç sembolü idi. Ayrıca firavun mumyalanmasında da kullanılıyordu. Zeytin yaprağı daha sonra 1800’lü yıllarda şurup şeklinde hazırlanarak ateş düşürücü olarak kullanılmaya başlanmıştır. İlerleyen zamanlarda yeşil zeytin yaprağı sıtma tedavisinde de kullanılmıştır. Modern tıp zeytin yaprağını 1995 yılında kullanmaya başlamıştır. İlk sonuçlar çok pozitif çıkmıştır. Araştırmalar sonucunda birden fazla rahatsızlık için çok umut verici ve benzersiz bir bitki olduğu anlaşılmıştır.

ZEYTİN NEYE YARAR?

•Kan şekerinin düzenlenmesinde,
•Kolesterolün düzenlenmesinde,
•Sinüzit tedavisinde etkilidir.
•Kan dolaşımının sağlanmasında faydalıdır.
•Kalp krizinin önlenmesinde etkindir.
•İshale karşı etkilidir.
•Yaşlanmaya karşı etkindir.
•Sıtma tedavisinde kullanılmaktadır.
•Hepatit B’ye karşı etkilidir.
•Hemoroit tedavisinde,
•Soğuk algınlığında ve zatürree tedavisinde,
•Üst solunum yolları enfeksiyonlarının tedavisinde etkilidir.
Asi isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 01.12.10, 01:06 AM   #6
Asi
Avatar Yok
Üyelik Tarihi: 30.11.10
Mesajlar: 286
Konular: 122
Tecrübe Puanı: 2
Rep Point : 1500
Rep Level : Asi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant futureAsi has a brilliant future
Standart

Zeytinden yapılan kolonya harikadır..Özellikle tavsiye ederim.Kokusu ağır olmayan ve kalıcı bir kokuya sahip.Asla yağ içermez ve kokmaz.Mutlaka evinize alıp misafirlerinize sununuz..Memnun kalacaksınız..Hele hele sabunlar..saçlarımız için oldukça yararlıdır.Anneannem yapar sabunu..saçlarımın güzel olması ona bağlıdır (:
Asi isimli üye çevrimdışı   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla

Etiketler
bilgi, hakkinda, resimler, zeytin

Konuyu toplam 1 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Yazan Forum Ynt Son Mesaj
Armadillolar Hakkında Bilgi Ve Resimler trafik belma Hayvanlar Alemi 7 13.09.11 10:07 PM
Zakkum Hakkında Bilgi ve Resimler thematrax Bitki Dünyası 2 02.05.10 11:04 AM
Sardunya Hakkında Bilgi ve Resimler thematrax Bitki Dünyası 0 16.04.10 05:29 PM
Zambak Hakkında Bilgi Ve Resimler aytim Bitki Dünyası 1 18.03.10 09:46 PM
Ay balığı Hakkında Bilgi Ve Resimler aytim Balık Dünyası 3 05.03.10 05:51 AM

vBulletin® Version 3.7.0 Beta 4